akut.gen.tr https://www.akut.gen.tr Akut, Akut Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, akut.gen.tr Sat, 05 Dec 2015 00:00:00 +0000 Thu, 21 Nov 2019 00:00:00 +0000 60 Akut Damarı https://www.akut.gen.tr/akut-damari.html Tue, 13 Nov 2018 18:49:17 +0000 Akut Damarı, Atar damarın ani olarak tıkanması ile dokuların beslenememesine bağlı organ kaybına bile sebep olacak acil bir damar hastalığıdır. Akut damarı bir gün aniden tıkanabilir veya kalpten kaynaklanan bir pıhtı (embol Akut Damarı, Atar damarın ani olarak tıkanması ile dokuların beslenememesine bağlı organ kaybına bile sebep olacak acil bir damar hastalığıdır. Akut damarı bir gün aniden tıkanabilir veya kalpten kaynaklanan bir pıhtı (emboli) gidip damarlardan birini tıkayabilir. Her ikisinde de pıhtı oluşur ve bu pıhtı yukarı aşağı ilerleyerek damarın daha fazla tıkanmasına yol açar. Bu durumda kan akışı durur ve çok şiddetli kansızlık ve ona bağlı olarak kangren ortaya çıkabilir.

Akut Damarı tıkanık belirtileri
  • Aniden başlayan içtiği ağrı kesicilerle bile geçmeyen ağrılar.
  • Ciltte solukluk
  • Topallayarak yürüme 
  • Bacak kıllarında azalma
  • İyileşmeyen yaralar
Akut Damarı  Tedavisi

Akut damar tıkanıklığı aniden olan bir hastalık olduğu için hemen tedavi edilmelidir. Hastalık belirlendiği anda pıhtılaşmanın daha fazla ilerlemesini engellemek için ilaç tedavisi yapılmalıdır. Bu tabi ki yeterli olmayacak sebebin ortadan kaldırılması gerektiği için ameliyatla o pıhtılaşmanın çıkarılması gerekir. Balon dediğimiz yöntemle de tıkanık olan yer açılır. Alanında uzman olmayan kişi balon yönteminde damarı patlatabilir. Balon yöntemiyle açılmayan damarlarda da stent kullanılmaktadır. Stent de aynı yaya benzer bir biçimde tıkanık olan yeri açmaktadır. Yaşı ve özel durumlardan dolayı cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı kişilerde vardır. Uzman bu özel kişilere ilaç tedavisi uygulamaktadır.
]]>
Akut Koroner Sendrom https://www.akut.gen.tr/akut-koroner-sendrom.html Wed, 14 Nov 2018 13:59:41 +0000 Akut koroner sendrom, akut koroner sendrom hastaların acile ve hastaneye en fazla başvurma nedenlerinden biridir. Günümüzde en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Akut koroner sendrom bir kalp rah Akut koroner sendrom, akut koroner sendrom hastaların acile ve hastaneye en fazla başvurma nedenlerinden biridir. Günümüzde en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Akut koroner sendrom bir kalp rahatsızlığı olup, koroner arter kan akımının azalması sonucu miyokard iskemisinin sebep olduğu klinik tabloların tamamını ifade etmektedir. Koroner atardamar kalbe oksijen bakımından zengin kan sağlamakla görevlidir. Koroner atardamarları tıkandığında veya daraldığında kalp ihtiyacı olan oksijeni alamaz ve bunun sonucunda da kalp krizi veya göğüs ağrısı oluşur. 

Akut koroner sendrom belirtileri,

Akut koroner sendrom belirtileri kalp krizinin belirtilerine benzemektedir. Akut koroner sendrom tedavi edilmezse kalp krizi geçirme ihtimali vardır. Akut koroner sendrom belirtileri,

  • Kalbe yetersi kan pompalanması sonucu oluşan göğüs ağrısı, göğüste daralma, yanma ve baskı
  • Midede bulantı
  • Çene de yada sol kol dahil olmak üzere vücutta ağrı
  • Kusma
  • Nefeste daralma
  • Aşırı derece de terleme

Akut koroner sendroma bağlı, kardiyak arrest  (kalp durması) geçiriliyor ise belirtiler değişiklik gösterebilir. Bu durumda karın ağrısı, ciltte nemlenme, boncuk boncuk terleme, midede ağrı, bitkinlik, huzursuzluk, baş dönmesi kalbin durduğunun işaretlerindendir.

Hastada şiddetli göğüs ağrısı olduğunda mutlaka vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Akut koroner sendrom nedenleri,

Miyokard kan akımındaki ani bozulma sonucu gelişen, akut miyokard infarktüsü  kararsız angina ve ani kardiyak ölüm bu klinik spektrumun farklı iki ucunda yer almaktadır. Göğüs ağrısı devamlı ve sık sık hissediliyor ise herhangi bir angına olabileceği düşünülür. Mesela aktivite sırasında göğüs ağrısı oluşabilir ama dinlenince geçer. Kararsız angina dinlenirken de meydana gelebilir. Kararsız angina ağrısı kararlı anginadan daha fazla olabilmektedir. Kararsız anginada acil tıbbi yardım gerekir.

Akut koroner sendromun asıl nedeni, koroner atardamarlarındaki ateromdur. Aterom, ataradamar çeperinde oluşan bir rahatsızlıktır. Koroner atardamarının çeperinde oluşan uzun yıllar boyunca biriken yağ katmanıdır. Her katman güçlü bir kabuk ile korunan yumuşak yağdan oluşur. Katmanlar atardamarı zamanla tıkayarak daraltır. Böylece kalbe giden kan miktarı azalır ve bu durumda kalp krizi ve şiddetli anginaya neden olur. Diğer nedenlere bakılacak olursa kalp bölgesine alınan bir kesici alet darbesi, iltihaplanan koroner atardamarı, vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş bir kan pıhtısının atardamara ulaşması, kokain ve sigara gibi zararlı madde kullanımı gibi nedenlerden oluşur.

Akut koroner sendromunda risk altında olan kişiler yüksek tansiyonu olanlar, obezite, yüksek kolesterol, şeker hastaları, egzersiz yapmayanlar, ve ailesinde akut koroner sendrom olanlardır. 

Akut koroner sendromu engellemenin yolları tamamen sağlıklı bir yaşam tarzından geçmektedir. Alkol ve sigara kullanımından uzak durulmalı, bol egzersiz, dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı ve stresi kontrol altında tutmak çok önemlidir.

]]>
Akut Akciğer Ödemi https://www.akut.gen.tr/akut-akciger-odemi.html Wed, 14 Nov 2018 16:28:02 +0000 Akut akciğer ödemi; Akciğer ödeminin tanısında şikayet ve muayene bulguları oldukça önemlidir. Akciğer röntgen filminin bulguları ödem tanısında çok yardımcı olur. İlk müdahale bu verilere göre hemen başlanır. Akciğer Akut akciğer ödemi; Akciğer ödeminin tanısında şikayet ve muayene bulguları oldukça önemlidir. Akciğer röntgen filminin bulguları ödem tanısında çok yardımcı olur. İlk müdahale bu verilere göre hemen başlanır. Akciğer ödeminin tanısında akciğer röntgen filmleri oldukça yararlıdır. Akciğer fizyolojisinde oksijen ve karbondioksit değişim işlemi normal olarak problemsiz gerçekleşir. Bazen akciğer kan damarlarında basınç, bazı sebeplerden dolayı normal seviyelerini aşar. Bu basınç artışı belli seviyenin üzerinde olmadığı sürece herhangi bir problem yaratmaz. Belli seviyeden sonra oksijenlenmeyi bozar ve daha ileri düzeye yükselen kan basıncı kılcal damarlar içindeki kanın hava keselerine geçişine neden olur. Bu durum hava keselerinin sıvı ile dolmasına sebep olur. Oksijenlenmeyi engeller. Bu durumda akciğer ödemi olarak tanımlanır.  Akciğer ödemi genelde altta yatan başka bir nedenden dolayı alveollerdeki sıvı miktarının arttığı ve acil tedavi gerektirir. Pulmoner kapiller basıncın artmasıyla akciğer ödemi oluşmaya başlamaktadır. Büyük bir oranda altta yatan nedenler kardiyolojik nedenlerdir. Ancak böbrek yetmezliği de akciğer ödemi gelişebilir. 

Akut akciğer ödeminin dönemleri:
  • Konjesyon dönemi: Hastalar genelde bulgu vermez iken hastalarda efor dispnesi gibi şikayetler görülür.
  • İntertisiyel ödem dönemi: Hastalar bulgu vermeye başlar bu dönemde. En sık karşılaşılan bulgular ise huzursuzluk, ortopne, taşipne, akciğer ooskültasyonunda ince raller görülür.
  • Alveoler ödem dönemi: Bu dönemde bulgular ve belirtiler şiddetlenmiştir artık. Bu bulgular ise; hasta aşırı huzursuz ve terlidir, akciğerde ince raller, şiddetli solunum sıkıntısı, öksürük, taşipne, pembe köpüklü balgam, taşikardi, hiperkapni, asidoz, jaguler venöz dolgunluk görülmektedir.
Akciğer ödeminde azalmış gaz değişimi nedeniyle ciddi hipoksi tablosu görülmektedir. Akciğer ödemi tespit edildiği an tedaviye başlanılması gerekir. Tedavide asıl amaç hipoksi tablosunu düzeltmek, kalbe venöz dönüşünü azaltmak, kardiyak fonksiyonlarını düzeltmek ve fizyolojik durumu düzeltmektir.

Akut akciğer ödeminin belirtileri:

Akut akciğer ödemi belirtileri oldukça ciddi şikayetler göstermektedir. Aşırı nefes darlığı, solunum güçlüğü, hırıltı veya iç çekerek soluma, boğulma hissi, kanlı ve köpüklü balgamın eşlik ettiği öksürük, aşırı terleme, soluk ve nemli bir cilt, akciğer ödeminin belirtileri olabilir. Koroner arter hastalığında ise bu belirtilerin yanında göğüs ağrısıda görülür.

Akut akciğer ödeminin tedavisi:
  • Oksijen: Her türdeki akciğer ödem tedavisinde uygulanan tedavidir. Genellikle oksijen bir nazal kanül veya maske ile verilir. Bazen de solunum bir makine ile desteklenmesi gerekebilir.
  • Morfin: Bu narkotik yıllarca akciğer ödeminin tedavisinin başlıca dayanağını oluşturmuştur. Nefes darlığını ve buna istinaden oluşan sıkıntıyı azaltmak için kullanılabilir.
  • Kalbin yükünü azaltan ilaçlar: Uç damarları genişleten ve sol ventrikül üzerindeki basınç yükünü azaltan ilaçlardır.
  • Kan basıncını ayarlayan ilaçlar: Akciğer ödemi yüksek kan basıncından oluşmuşsa, kontrol altında tutmak için ilaçlar verilmelidir. Diğer taraftan eğer kan basıncı çok düşük ise, yükseltmeye yönelik ilaçların verilmesi gerekir.
Yüksek irtifada akciğer ödeminin tedavisi:

Eğer yüksek irtifalara tımanıyor veya uçakla yolculuk yapıyor iseniz ve HAPE'ye ait ait hafif belirtiler var ise iki bin metre kadar aşağı inmek şikayetleri azaltacaktır. Oksijen almakta rahatlatacaktır. Eğer şikayetler ve belirtiler ciddiyetini koruyorsa inişte yardım gerekebilir.

Akut akciğer ödeminde korunma:

Akciğer önlemek zor olabilir, ancak aşağıdaki önlemler riski azaltabilir.
  • Kalp ve damar hastalıklarını önleme.
  • Tuz kısıtlaması yapara]]> Akut Kolesistit https://www.akut.gen.tr/akut-kolesistit.html Wed, 14 Nov 2018 18:52:06 +0000 Akut kolesistit, kolesistit safra kesesinde oluşan enfeksiyona verilen addır. Oluşan bu enfeksiyonların yaklaşık %90 gibi büyük bir bölümü safra kesesindeki  taşlardan kaynaklanmaktadır. Bazı durumlarda ise safra kesesi taşı o Akut kolesistit, kolesistit safra kesesinde oluşan enfeksiyona verilen addır. Oluşan bu enfeksiyonların yaklaşık %90 gibi büyük bir bölümü safra kesesindeki  taşlardan kaynaklanmaktadır. Bazı durumlarda ise safra kesesi taşı olmadan da enfeksiyon gelişebilmektedir. Taş olmadan gelişen kolesistitlerde genelde diyabet hastalarında, bağışıklık sistemi bozuk olanlarda, yoğun bakım hastalarında yada ağır yanık vakalarında gelişen bir durumdur. Kolesistit akut ve kronik olarak ikiye ayrılmaktadır. Taşsız oluşan kolesistit taşlar yüzünden oluşan kolesistite göre daha tehlikelidir. Çünkü tedavi edilmez ise yada geç kalınırsa taşsız kolesistit de ölüm riski diğerine göre daha fazladır. Akut kolesistit, safra kesesinin iltihaplanması demektir. Kolesistit de semptomlar aniden gelişmektedir. Hastalığın en önemli oluşma nedeni safra kesesinin ağzının tıkanması olarak bilinmektedir. Akut kolesistite bakteriler de neden olabilmektedir. Hastalık en çok kadınlarda görülmekte, özellikle de 40 yaş üstü kadınlarda ve kilolu kadınlarda daha sık gözlenmektedir. Aile bireylerinde, özellikle de annede hastalık olması yada birden fazla doğum yapmış olması da hastalığın oluşum nedenleri arasındadır.

    Akut kolesistit belirtiler:

    Akut kolesistitte belirtiler, sağ üst kadran ağrısı ve bu ağrının karnın diğer bölgelerine yayılması (bel, sırt bölgesi, sağ omuz) söz konusudur. Aynı zaman da hastada ağrı dışında bulantı, kusma,terleme, ateş gibi semptomlar görülebilmektedir. Ağrı genelde yemekten 3 saat sonra ve sabaha karşı başlar. Nabız hızlı ve zayıftır, ve renk soluktur. Hastanın ateşi 38 derece civarındadır ve hastanın hastaneye geliş zamanına göre ateşe sarılık da eşlik edebilir.

    Akut kolesistit  tanı ve tedavi:

    Öncelikle hastalığın tanısını koymak ve tedaviye başlamak için çeşitli tetkikler yapılmaktadır. Hasta muayene edilir, kan tahlilleri yapılır, ultrason istenir. Hastanın tahliller sonucunda beyaz küre sayısında yükselme gözlenir ve ultrasonografi sonucu da genelde tanı koyucudur. Hastalığın tedavisi, hastalığın başlamasından itibaren ilk 24 saat ile 72 saat içerisinde başvuran hastalara cerrahi müdahale yapılmaktadır. Cerrahi müdahalelerde genelde laparoskobik cerrahi tercih edilmektedir. Hastalığın daha geç evrelerinde doktora başvuran ve o an cerrahi müdahaleye hazır olmayan hastalar, önce hastaneye yatırılarak antibiyotik ile tedavi edilip sonrasında cerrahi müdahaleye alınırlar. Belirti ve bulguları takip esnasında yatışmayan yada safra kesesinin delinmesi söz konusu olan hastalara, safra kesesine cilt üzerinden dren yerleştirilebilmektedir. Uygun şekilde tedavi edilen akut kolesistit genelde sorunsuz bir şekilde seyreder.
    ]]>
    Akut Hepatit https://www.akut.gen.tr/akut-hepatit.html Thu, 15 Nov 2018 08:40:22 +0000 Akut Hepatit: Hepatit genel olarak vücuda alınan virüslerin genel adı olarak tanımlanmaktadır. Bunlar; Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C ,Hepatit D ve Hepatit E gibi virüslere verilen isimlerdir. Akut Hepatit, bu virüslerin karac Akut Hepatit: Hepatit genel olarak vücuda alınan virüslerin genel adı olarak tanımlanmaktadır. Bunlar; Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C ,Hepatit D ve Hepatit E gibi virüslere verilen isimlerdir. Akut Hepatit, bu virüslerin karaciğere girmesi ile oluşan iltihaplanmalara bağlı olarak gelişen hastalığa verilen isimdir. Belirtilen virüsler karaciğere girerek karaciğerde çoğalması ile oluşan iltihaplanma sonucunda Akut Hepatit gerçekleşmektedir. Karaciğer vücuttaki kanın temizlenerek mikrop ve toksinleri idrar yoluyla vücuttan atılmasını sağlamaktadır. 

    Akut Hepatite Sebep Olan Hepatit A Virüsü; 

    Akut Hepatite sebebiyet veren Hepatit A virüsü, diğer virüs türlerine göre iyileşme süreci daha kısa olandır. En yaygın olan Hepatit A virüsüdür. Hijyen şartlarının sağlanmadığı, ortamlarda yaşamını sürdüren veya çalışma zorunda kalan kişilerde görülen bir virüstür. Diğer hepatit türlerine göre tehlikesi az olan hepatit A, karaciğere girdiği andan itibaren tedavileri gerçekleştirildiği takdire maksimum 2 aya kadar tamamen vücuttan arındırılmaktadır. Vücuttan idrar yolu ile atılabilir. Akut Hepatite neden olma ihtimali en düşük türdür. Fakat 40 yaşını aşmış insanlarda vücuttan atılması geç sürmesi sonucu veya yaşlarından dolayı tedaviye cevap vermemesi ile Akut Hepatite sebep olabilmektedir. 

    Akut Hepatite Sebep Olan Hepatit B Virüsü; 

    Hepatit B virüsü, genel olarak kan yolu ile veya cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Hepatit B virüsü diğer virüslere göre karaciğerde daha çok kalmakta, bundan dolayıda hasarlar bırakmaktadır. Akut Hepatite en çok neden olan virüs türüdür. Tamamen iyileşme süreci maksimum 4 aydır. Hepatit B virüsü Akut Hepatite neden olduğu gibi ilerleyen süreçlerde karaciğer kanseri ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara neden olabilen bir virüs türüdür. Bundan sebeple, kesinlik ile tedavisi gerçekleşmelidir. Hepatit B virüsü, ülkemizde oldukça yaygın bir hastalık türüdür. Fakat çoğu hastalar karaciğerlerinde olan Hepatit B virüslerinden habersizdirler. Kan nakli veya kan tahlillerinde tesadüfü olarak teşhisi konulur.

    Akut Hepatite Neden Olan Hepatit C Virüsü; 

    Hepatit C virüsü, genel yapısı itibari ile Hepatit A ve Hepatit C virüslerine benzememektedir. Hepatit C virüsü Akut Hepatite genel olarak pek fazla etki etmemektedir. Bu virüs geçirenlerin iyileşme süreci genel olarak 7 haftadır. Hepatit C virüsü hastalara ilerleyen dönemlerde Akut Hepatit olarak geri dönmezse, kronik Hepatit olarak görülebilir. Ayrıca Hepatit C virüsünün nasıl bulaştığı tartışma konusudur. Fakat cinsel yolu ile bulaşma kanısı yaygındır. Tedavisi zor bir hastalıktır.
    ]]>
    Akut Otitis Media https://www.akut.gen.tr/akut-otitis-media.html Thu, 15 Nov 2018 09:02:59 +0000 Akut otitis media, Otitis media iç kulak ve dış kulak arasındaki kulak kısmına olan orta kulağın inflamasyonu veya enfeksiyonu anlamında kullanılmaktadır. Orta kulak iltihabı üç haftadan kısa sürdüğünde ak
    Akut otitis media, Otitis media iç kulak ve dış kulak arasındaki kulak kısmına olan orta kulağın inflamasyonu veya enfeksiyonu anlamında kullanılmaktadır. Orta kulak iltihabı üç haftadan kısa sürdüğünde akut, üç hafta ile üç ay arasında sürdüğünde “subakut” ve üç aydan fazla sürdüğünde kronik olarak tanımlanır. Orta kulak iltihabı en sık 2 ile 6 yaş arası çocuklarda görülmektedir. Akut otitis media veya "AOM", akut orta kulak iltihabı anlamında kullanılmaktadır. Mirenjit sözcüğü de kulak zarı iltihabı anlamındadır ve bazen de AOM yerine kullanılmaktadır.

    Akut otitis media: Akut orta kulak iltihabı, kulak zarındaki enfeksiyonun yanında, zarın arkasında iltihap birikmeye başladıkça belirti ve bulgular da meydana gelmeye başlar. Bunlar; işitme kaybı, ateş ve halsizlik gibi enfeksiyon belirtileri ve kulakta basınç hissi şeklinde görülürler.

    İltihabın kulak zarını dışarıya doğru patlatarak çıktığı durumlarda, ağrı ve basınç hissi iltihabi akıntının kulak kanalı içerisine boşalmasıyla ortadan kaybolabilir. Sağlıklı bir bireyde, akut otitis media basit bir hal gibi görülebilir ve kulak zarı delinse bile; su kaçırılmadığında ve uygun biçimde tedavi edildiğinde iyileşir. Uygun tedavi edilmeyen ve dikkat alınmayan olgularda, kulak zarı delik kalarak kronik orta kulak iltihabına dönüşebilir. Bu hastalık kötü östaki tüpü fonksiyonunu olan bireylerde çok daha yaygındır.

    Sebepleri: Orta kulak iltihabına viral, bakteriyel veya mantar patojenleri sebep olabilir. En sık görüleni Streptococcus pneumoniae    bakteriyel patojendir. Başta solunum yolları sinsisyal virüsü (RSV) gibi virüsler ve soğuk algınlığına sebep olan diğer virüsler da üst solunum yolu epitel hücrelerinin normal savunma bariyerlerine zarar vererek orta kulak iltihabına sebep olabilir.

    Akut otitis media nasıl oluşur: 

    Orta kulak iltihabında suçlanan ilk faktör, orta kulağın havalanması ve temizliğinden sorumlu olan östaki tüpünün doğru çalışmamasıdır. Östaki borusu etrafındaki lenfoid dokuların üst solunum yolu enfeksiyonu ya da alerji sebebiyle şişer. Bu durumda östaki borusu kapanır. Orta kulaktaki mevcut hava, yavaş yavaş çevre dokularca emilir. Güçlü bir negatif basınç, orta kulakta bir vakum oluşturur. Vakum sonucunda çevre dokulardaki sıvı, orta kulakta bir noktada birikir. Biriken sıvı enfekte olabilir. Bu şartlarda,  kulak zarı arkasında hareketsiz sıvı çoğalması olduğunda bakteriler üreyebilir. Benzer biçimde geniz bölgesinden östaki tüpüne doğru bakteriyel içeriğin geriye doğru kaçması da olasıdır.

Akut otitis media tedavisi: 

Akut otitis media  semptomatik tedavisinde, oral ibuprofen ve parasetamol içeren ilaçlar önerilmektedir.  Dekonjestanlar ve antihistaminikler, yan etkiler bakımından endişeler bulunması sebebiyle tavsiye edilmemektedir. Bununla beraber alerji atağı ile birlikte akut otitis media olması durumunda kullanılabilirler.

Akut otitis mediada antibiyotik tedavisi ile ilgili karşıt görüşler bulunmaktadır. Antibiyotik tedavisinin diğer kulakta enfeksiyon olasılığını düşürebildiği, komplikasyon riskini azalttığı ve iyileşme sürecini kısalttığı savunulurken; antibiyotiklere bağlı ishal, cilt döküntüleri gibi yan etkiler olabileceği, çoğunlukla antibiyotiksiz de iyileşme olabileceği savunulmaktadır. Ülkemizde ayaktan tedavi edilen bu hastaların yakın takibi ve günlük takibi kolay olmadığından, iyileşme sürelerini ve komplikasyon olasılığını azalttığı düşünülen antibiyotikler, tedavide kullanılmaktadır. Ağızdan antibiyotik tedavisinin yanında, direk kulak yoluna uygulanan antibiyotikli kulak damlalarıda kullanılmaktadır.

]]> Akut Stres Bozukluğu https://www.akut.gen.tr/akut-stres-bozuklugu.html Fri, 16 Nov 2018 01:16:41 +0000 Akut stres bozukluğu, bu tip dramatik bir durum sonrasında ilk dönem de verilen tepkilerin ismidir. Travmatik durum söylendiği zaman bir kişinin önce kendisine ya da sevdiklerine psikolojik, fiziksel bir tehdit meydana getiren ve hi Akut stres bozukluğu, bu tip dramatik bir durum sonrasında ilk dönem de verilen tepkilerin ismidir. Travmatik durum söylendiği zaman bir kişinin önce kendisine ya da sevdiklerine psikolojik, fiziksel bir tehdit meydana getiren ve hiç beklenmedik şekilde ortaya çıkan çaresizlik korku ve dehşet şeklinde duygulara neden olan, stresli olumsuz olan hayatlardan söz edilmektedir. Dramatik durumları ikiye ayırabiliriz: Bunlardan birincisi doğal yolla ile meydana gelen dramatik olaylardır. Örnek verecek olursak ülkemizde ne yazık ki pek çok örnekleri mevcuttur. Seller, depremler yada kasırgalar, yanardağlar patlamaları doğal yollar ile meydana gelen travmatik olaylardır.

Akut stres bozukluğunun nedenleri

  • Biyolojik korunaksızlık: İkiz araştırmaları beynin hormon düzeylerindeki  ve beyin yapısındaki bazı kalıtsal anormalliklerin travma sonrasında gelişen stres tepkisi riskini arttırdığını gösterir.
  • Yaş: Yaşlı kişilerin acılı ve stresli olaylarla baş etmesi için daha fazla tecrübeye sahip olması hasebiyle akut stres bozukluğu geliştirme riski daha azdır.
  • Algılama ve yorumlama: Travmadan dolayı sağlıklı olmayan bir sorumluluk hisseden ve travmayı kişileş bir hatanın cezası olarak kabul eden insanların genel olarak kötü ve olumsuz izanlara sahip olanların, travmayı kişiselleştirmeyen ya da daha dengeli bir görüşe sahip olanlara göre akut stres bozukluğu yaşama riski daha yüksek olmaktadır.
  • Daha önceden yaşanmış travma deneyimi: Çocukluk döneminde istismar ya da travma yaşamış kişilerin, yetişkinlik döneminde akut stres bozukluğu yaşama ihtimali, bu durumun merkezi sinir sisteminde bazı  kalıcı biyokimyasal değişimlere neden olması hasebiyle, yüksektir.
  • Destek grupları: Yakın akrabalardan ve dostlarından destek bulan insanların akut stres bozukluğu geliştirme riski daha azdır.

Akut stres bozukluğu belirtileri

  • Kişiliğin dağılması
  • Sersemleşme ya da çevrenin farkında olamama
  • Gerçeklere ilgisizlik
  • Hafıza kaybı
  • Psişik uyuşma

Akut stres bozukluğu tedavisi

Bu tür stres bozukluğunu tedavi etmek amacıyla değişik yöntemlerden faydalanmak gerekir. Bunlar aşağıda yazacağımız ilaç ve psikoterapi gibi tedavi yöntemi mevcut stres bozuklukları için faydalı olacaktır.

İlaçlar: Genellikle bireysel olan belirtiler tedavi etmek için tek koşul ilaçlarla sınırlıdır. Aşırı heyecan için başka bir ilaç önerilirken, panik ve endişe tepkileri için başka, uyku problemleri başka, kaçınma belirtileri başka, kabuslar için başka ilaç reçeteleri edilir. Eğer stres bozukluğuna dönüştüğünün görülmesi durumunda antidepresan reçete edilebilir.

Psikoterapi: Terapi yapmanın akut stres bozukluklarına karşı çok etkili olduğu gözlemlenmiştir. Örnek olarak günlük tutma, maruz bırakma terapisi gibi durumlar çok yararlıdır. Grup ya da aile terapileri de akut stres bozukluğu olan hastaların travma ile mücadelelerindeki etkili stratejileri güçlendirme yardım edebilir ve travmaya bağlı olarak tepki sonucunda meydana gelen sosyal izolasyon riskini azaltmaya yararlı olabilir. 

]]>
Akut Lenfadenit https://www.akut.gen.tr/akut-lenfadenit.html Sat, 17 Nov 2018 01:15:50 +0000 Akut Lenfadenit; Vücudun farklı bölgelerindeki lenf düğümleri ya da lenf iltihaplanmaları lenfadenit olarak adlandırılırlar. Akut ve Kronik olarak 2'ye ayrılır. Akut lenfadenit ani başlangıçlı ve karakterizedir. İnflamatuar ö Akut Lenfadenit; Vücudun farklı bölgelerindeki lenf düğümleri ya da lenf iltihaplanmaları lenfadenit olarak adlandırılırlar. Akut ve Kronik olarak 2'ye ayrılır. Akut lenfadenit ani başlangıçlı ve karakterizedir. İnflamatuar özellik gösteren akut lenfadenit boyundaki lenf nodlarını, diğer organ ve dokuları etkileyebilir. Soğuk algınlığı dahil herhangi bir virüs veya enfeksiyon lenf düğümlerinin şişmesine yol açabilir. Genellikle üst solunum yollarının akut bakteriyel ve viral enfeksiyonları sırasında kendini gösterir. Enfeksiyon kaynağı tonsiller, farinks, kulaklar, skalp, diş ve diş etleri olabilir.   

Akut Lenfadenit Belirtileri

Akut lenfatit bazı durumlarda hiç belirti vermezken bazı durumlarda boğaz ağrısı, burun akıntısı, yüksek ateş, gece terlemeleri ile kendini gösterebilir. Lenf düğümü enflamasyonu şişmenin nedenine ve şiş lenf düğümlerinin yerine bağlı olarak çeşitli belirtilere yol açabilir. Aniden ortaya çıkan şiddetli ağrılar ile hareket kaybı, bulantı, çarpıntı, baş ağrısı ilk belirtileri arasında yer alır. İlerleyen süreçte boyun, yüz, koltuk altı gibi bölgelerde hafif şişkiller ve lenf düğümleri görülür hale gelir. Lenf düğümlerinin sertleşmesi ve genişlemesi ise lenfadenit içerisinde tümör varlığının habercisi olabilir. Lenfadenitin oluştuğu bölgede deri renginde değişmeler görülebilir. 

Akut Lenfadenit Tanısı

Hastalığın kensin tanısı anemnez, fiziki kontrol ve doktor muayenesi ile mümkündür. Çeşitli lenf düğümleri, yerleri, şişkinliğin ebatı ve hassasiyeti kontrol edilir. Gerekli görüldüğü hallerde, çift histolojik inceleme, biyopsi, HIV testi, periferik lenf nodları ve karın içi ultrasonografisi, bilgisayarlı tomogrofi, KBB muayenesi, cerrahi pataloji, anjiyödem, balgam ve kan ışınlarının mikroskobik incelemesi yapılır. 

Akut Lenfadenit Tedavisi

Tedavi, lenfadenite neden olan temel etkenin varlığına göre değişiklik gösterir. Enfeksiyon kaynaklı lenf iltihapları ile lenf düğümleri farklı tedavi şekilleri içerebilir. Akut lenfadenitin enfeksiyona bağlı olduğu durumlarda antibiyotikleri içeren ilaç tedavileri uygulanır. Ağrı ve yüksek ateş şikayetleri için uygun analjezikler kullanılır. Çocuklar ve aktif ümmin sisteme sahip kişilerde tedavi önerilmez. Tedavi uygulanamayan böyle durumlarda iltihaplı ve şiş lenflere sıcak kompres uygulanması önerilebilir. Eğer gerekli görülürse cerrahi operasyon yapılabilir. Apseden kaynaklı akut lenfadenitte apse drenajı ile bölge temizlenir. Tümörlerin kötü huylu olduğu durumlarda radyoterapi ya da kemoterapi gibi tedavi yöntemleri uygulanır. 

Akut lenfadenitin neden olduğu komplikasyonlar; Ciltte apse, sepsis, ensefalit, osteomiyelit, tromboflebittir
]]>
Akut Miyokard İnfarktüsü https://www.akut.gen.tr/akut-miyokard-infarktusu.html Sat, 17 Nov 2018 03:49:01 +0000 Akut Miyokard İnfarktüsü:  kalp kasının bir kısmının o bölgeye yetersiz kan akışından dolayı kalıcı hasara uğraması sonucu oluşur. Kalbi besleyen damarların kan akımının değişik sebeplerle ani azalma Akut Miyokard İnfarktüsü:  kalp kasının bir kısmının o bölgeye yetersiz kan akışından dolayı kalıcı hasara uğraması sonucu oluşur.
Kalbi besleyen damarların kan akımının değişik sebeplerle ani azalmasına veya kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkan ve o damarın beslediği kalp kasında çeşitli derecede hücre ölümü ile neticelenen, kalp krizi olarak bilinen bir hastalıktır. Her beş ani ölümden biri, kalp krizinden dolayı gerçekleşir. Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.


Akut Miyokard İnfarktüsü Nedenleri: 

Kalp krizlerinin çoğunluğu koroner arterlerde meydana gelen pıhtılar sebebiyle oluşur. Pıhtılar genelde ateroskleroz sonucu meydana gelen değişiklikler yüzünden daralmış koroner arterlerde oluşur. Arter duvarının içerisindeki aterosklerotik plak bazen çatlar ve bu da pıhtı oluşumuna etki eder. Koroner arterlerdeki pıhtılar kalp kasına kan ve oksijen akışını engeller, bu da o bölgedeki kalp hücrelerinin ölümüne neden olur. Hasar gören kalp kası kasılma yeteneğini kaybederek, kalbin geri kalan kısmı hasar gören yerin işinide yapmak zorunda kalır.

Akut Miyokard İnfarktüsü Risk Etkenleri: 

Koroner arter hastalıklarının ve kalp krizinin risk etkenleri çoğunlukla kalp damar hastalıkları risk etkenlerinin aynısıdır: hipertansiyon, diyabet, hiperkolesterolemi, sigara içmek ve ailede koroner kalp hastalığı olmasıdır. Belirtilen risk etkenlerin çoğu fazla kiloyla alakalıdır. Dar olan bir damarın üzerinde pıhtı oluşumunu her hangi bir neden başlatabilir. Bazen ani ve bunaltıcı stres de buna sebep olabilir. Son birkaç yılda, koroner arter hastalığında, artmış homosistein, C-reaktif proteinle fibrinojen düzeyi gibi yeni risk faktörleri de saptanmıştır.

Kalp Krizinin Teşhisi: 

Kalp krizi geçirmekte olan hastaların temel şikâyeti göğüs ağrısıdır: Kendi başına ya da göğüsteki ağrıyla birlikte hissedilebilen diğer belirtiler şunlardır:

  • Sıkıntı.
  • Öksürük
  • Baş dönmesi ve sersemleme
  • Bayılma
  • Nefes darlığı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Kıyametin geldiği hissi

Kalp Krizinde Tedavi: 

Kalp krizi acil bir durumdur. Ölümcül ritim bozuklukları (aritmiler) kalp krizinin ilk bir kaç saatinde ölümün başlıca sebebidir. Tedavinin amaçları krizin ilerlemesini durdurmak, kalp hasarını en az düzeyde tutmak, iyileşebilmesi için kalbin taleplerini azaltmak ve yan etkileri önlemektir.

  • Hastaların ivedi olarak hastaneye ulaştırılması.
  • Koroner bakım ünitesinde tedavi yapılması.
  • Koroner bakım ünitesinden taburcu olduktan sonra yapılanlar

Kalp krizinde erken tanı çok önemlidir. Zaman geçtikçe ritim bozukluğundan dolayı, kişinin yaşamını yitirme ihtimali yükselecek ve harap olan kalp kası miktarı artacaktır.

Kalp Krizinden Korunma: 

Kan basıncınızı ve kolesterol seviyelerinizi kontrol edin. Gerekirse doktorun önereceği ilaçları kullanın. Eğer sigara içiyorsanız, içmeyi bırakın. Bu konuda zorlanırsanız sigarayı bırakma polikliniğinden destek alın. Şeker hastalığı varsa bunu mutlaka kontrol altında tutun. Gerekirse doktorunuzun önereceği ilaçları kullanın. Meyve ve sebze bakımından zengin ancak hayvansal yağ içeren diyetler uygulayın. Fazla kilonuz varsa, kilo verin. Her gün veya haftada en az 5 gün yürüyüş yaparak ve diğer egzersizlerle vücudu çalıştırın. Stresten uzak durun, eğer Akut Miyokard İnfarktüsü için bir ya da daha fazla risk faktörünüz varsa, kalp krizini engellemesine yardım için aspirin kullanımı konusunda doktora danışın. 

]]>
Akut Eklem Romatizması https://www.akut.gen.tr/akut-eklem-romatizmasi.html Sat, 17 Nov 2018 16:37:47 +0000 Akut Eklem Romatizması: Hastalık özel bir mikrop sonucunda, boğaz enfeksiyonundan sonra ortaya çıkmaktadır. Mikrop önce boğaza yerleşmekte burada boğaz enfeksiyonu meydana getirmektedir. Boğaz enfeksiyonu sırasında ateş, halsizl Akut Eklem Romatizması: Hastalık özel bir mikrop sonucunda, boğaz enfeksiyonundan sonra ortaya çıkmaktadır. Mikrop önce boğaza yerleşmekte burada boğaz enfeksiyonu meydana getirmektedir. Boğaz enfeksiyonu sırasında ateş, halsizlik, boğaz ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabildiği gibi çok hafifte geçebilmektedir. Boğazdaki hastalık iyileştikten sonra akut eklem romatizması hastalık olarak  ortaya çıkar. Başlıca belirtileri ise şöyledir;
  • Eklemlerde meydana gelen şişlik, 
  • Ağrı 
  • Ateş gibi belirtiler bulunmaktadır. 
Bunların dışında çok tehlikeli olarak kalpte hastalık yapabilir. Elbette her boğaz enfeksiyonu geçiren kişide romatizmal durum gelişmemektedir. Yani mikrobun bulunması hastalık oluşması için yeterli bir neden değildir. Romatizmanın oluşup oluşmayacağını kişinin özellikleri de belirlemektedir. En sık görüldüğü yaş aralığı 5-15 yaş arasıdır. Bundan dolayı bu yaşlar arasında boğaz enfeksiyonu geçiren her çocukta eklem romatizması ortaya çıkması ihtimaline karşı tedavi altına alınması gerekir. 

Akut Eklem Romatizması: Hastalığın gelişmiş ülkelerde görülme oranı oldukça azdır. Sadece a gurubu beta hemolitik streptokok denilen denilen bakterilerle oluşan boğaz enfeksiyonlarından sonra gelişebilir. Beta hemolitik streptokoklar mikroskopta zincir şeklinde görülen, gram pozitif yani koyu renkte boyanan mikroplar olarak belirlenir. İnsanlarda üst solunum yolu enfeksiyonuna neden  olmaktadırlar. Mikrobun bulaşmasında kalabalık ortamlar büyük rol oynar. 

Ayrıca soğuk mevsimlerde de akut eklem romatizması hastalığının görülme oranı daha fazladır. Hastalık çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Özellik ile hastalığın başlangıç dönemlerinde bir çok başka hastalığı taklit etmesi tanı koymayı güçleştirebilir. Çoğu zaman ateş ve eklem iltihabı ile ortaya çıktığından dolayı, hastada bir veya birkaç eklem şişebilir. Eğer kalbi tutmuş ise göğüs ağrısı ilk belirti olarak ortaya çıkar. Hastalığın gelişimi de başlangıcı gibi çok ayrılıklar göstermektedir. Eklemlerin tutulduğu durumlarda eklemler birbiri ardından iltihaplanabilir. Her eklemde ki tutulum yaklaşık bir hafta kadar sürer. Kalp tutulumunda ise hastalık daha uzun sürmektedir. Altı aya kadar uzar. Hastalığın kötü bir özelliği tekrar yenilenmesidir. Yani bir kere akut eklem romatizması hastalığına yakalanan  kişi tekrar tekrar hasta olabilmektedir. Yinelemeler en sık ilk yıl içerisinde görülmektedir. İlk ataktan sonra zaman geçtikçe hem tekrarlama oranı hem de yeni oluşan hastalığın şiddeti azalma gösterir.
]]>
Akut Sistit https://www.akut.gen.tr/akut-sistit.html Sat, 17 Nov 2018 22:29:03 +0000 Akut Sistit, Aniden ortaya çıkan idrar şikayetleriyle başlayan mesane iltihabına sistit adı verilir. Hastalık, iyileştikten sonra kendini tekrarlamıyor ise akut sistit, kendini tekrarlıyorsa kronik sistit adını alır. Kron Akut Sistit, Aniden ortaya çıkan idrar şikayetleriyle başlayan mesane iltihabına sistit adı verilir. Hastalık, iyileştikten sonra kendini tekrarlamıyor ise akut sistit, kendini tekrarlıyorsa kronik sistit adını alır. Kronik sistit daha çok kadınlarda görülmektedir. Hastalığın meydana gelmesi için herhangi bir yaş sınırı yoktur. Fakat bu rahatsızlık daha çok genç erişkin yaşta olan kişilerde meydana gelen bir idrar torbası enfeksiyonu rahatsızlığı olarak gelişir. Rahatsızlık erkeklere oranla yaş sınırı olmaksızın kadınlarda daha fazla görülen bir rahatsızlık türüdür.

Akut sistit genellikle E. Coli adı verilen bakteri nedeniyle olur. Bakteri insan dışkısında yoğun olarak bulunur. E. Coli  bakterisi dışında nadiren de olsa bazı virüsler akut sistit rahatsızlığına neden olmaktadır. Virüs sebebiyle meydana gelen sistit, genellikle çocuk yaştaki kişilerde görülmekte olup, yetişkin yaştaki kişilerde görülme olasılığı oldukça seyrektir. Hastalığa sebep olan mikrop çoğunlukla yeteri kadar hijyen sağlanamaması sonucunda dışkıda bulunan E. Coli adı verilen bakterinin, idrar deliğinin ucuna bulaşarak meydana gelmektedir. Sonrasında, hastalık idrar kanalından geçerek ve idrar torbasına (mesane) ulaşıp, buraya yerleşerek ve çoğalarak ilerler. 

Akut Sistit Belirtileri Nelerdir

Akut sistitin meydana gelmesi durumunda hastada bir takım belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtileri şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Hasta sık sık idrara çıkmak ister.
  • İdrar yaparken yanma ve sızlama gibi şikayetler meydana gelir.
  • Gece idrara çıkma isteği bulunur.
  • İdrardan kan gelebilir.
  • Hasta idrarını yaptıktan sonra tam olarak rahatlayamadığını hisseder, mesanesini, tam olarak boşaltamadığı hissine kapılır.
  • Hafif ateş mevcuttur.
  • Hastanın karnında ve kasıklarında ağrı olabilmektedir.
  • Kadın hastalarda vajinadan akıntı gelebilir.

Akut sistit, fiziki muayene ve bazı tahliller sonrasında tanısı tam olarak konulur. Basit bir idrar testi ve arkasından idrar kültürü ile tanı kesinleştirilir. Akut sistit tanısı koyulurken radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılabilinir. Özellikle kanaması olan hastalarda aktif halde olan hastalığın tedavisinin ardından sistoskopi yöntemi kullanılıp tanının kesinleşmesi sağlanmalıdır.

Akut Sistit Tedavisi

Tedavide ilaçlar ve antibiyotikler kullanılmaktadır. Tedavi teşhis konmasının ardından başlanmalıdır. Hastaya iyileşmesi için birbirinden farklı antibiyotikler ile idrar yollarının temizlenmesi amacı ile antiseptikler verilmelidir. Bu ilaçların hangi dozda alınacağı ve bu ilaçlara ne kadar süre ile devam edileceğinin hastayı tedavi eden ürolog tarafından belirlenmesi daha uygundur. İlaç tedavisi haricinde bir tedavi yöntemi genellik ile uygulanmamaktadır. Ancak hastalığın kendini tekrar edip kronik sistite dönüşmesi halinde farklı tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyula bilmektedir.

]]>
Akut Glomerülonefrit https://www.akut.gen.tr/akut-glomerulonefrit.html Sun, 18 Nov 2018 22:00:15 +0000 Akut Glomerülonefrit, sık sık bademcik iltihabı ve akut farenjit hastalıklarını izleyen birkaç gün ya da hafta içinde ortaya çıkabilmektedir. Daha seyrek olarak üst solunum yolları iltihabı, bağlı zatürre, tifo hastalı Akut Glomerülonefrit, sık sık bademcik iltihabı ve akut farenjit hastalıklarını izleyen birkaç gün ya da hafta içinde ortaya çıkabilmektedir. Daha seyrek olarak üst solunum yolları iltihabı, bağlı zatürre, tifo hastalığı, frengi enfeksiyonu, kulak iltihabı veya kızamık hastalığından sonra görülür.

Yetişkin kişilerin çoğunda böbrek hastalığı, yukarıda sözü edilen enfeksiyonların belirtiler vererek geçmesinden sonra gelişmektedir. Başlangıçta genel bir yorgunluk ve hastalık durumu görülmektedir. Daha tipik olgularda bir süre sonra idrar miktarında azalma olur. İdrar yıkanmış et suyuna benzer renkte kanlıdır. Deri altı yumuşak dokularda su tutulmasına bağlı olarak göz altlan, ayak bilekleri belirgin bir biçimde şişer. Güç kaybı giderek artar ve hasta  böğür, bel ve baş ağrılarından şikayet eder. Bazen güç harcamayla birlikte nefes darlığı da ortaya çıkabilmektedir.

Hastanın muayenesi sırasında yumuşak ve soluk renkli ödemler, hem büyük, hem de küçük tansiyonun yüksekliği ve kalp dolaşım sistemine ilişkin başka belirtiler dikkat çekmektedir. Ayrıca bu belirtilere akciğer tabanında dinleme sırasında duyulan çıtırtı sesi, kalpte kasılma esnasında işitilen üfürüm, boyun toplardamarlarında ve karaciğerde elle yapılan muayenede hissedilen gerginlik ve dolgunluk eklenir.

Akut Glomerülonefrit Genel Özellikleri

Laboratuvar incelemesiyle ortaya konan bozukluklar hemen tanı koymaya yetecek ölçüde tipiktir. İdrarda protein bulunur. Mikroskop altında incelenen idrar birikintisinde genellikle bol miktarda alyuvar ve silindirler görülür. Silindirler böbrekteki hastalıklı glomerülden süzülüp böbreğin boşaltım birimleri olan nefronların uzak ya da toplayıcı borucukların da sıkışarak biçimlenen proteinlerdir. Borucukların iç boşluğuna uygun olarak aldıkları biçimden ötürü silindir denilen bu yapılar, tanecikli veya taneciksiz olabilirler ve başka hücreleri içerebilirler. 
]]>
Akut Kan Kanseri https://www.akut.gen.tr/akut-kan-kanseri.html Mon, 19 Nov 2018 14:41:13 +0000 Akut Kan Kanseri, kemik iliğinin bir çeşit kanseridir. Kemik iliğindeki öncü hücrelerin DNA denilen materyallerdeki sonradan oluşan hasar neticesi ortaya çıkar. Öncü hücrelerin olgunlaşma süreçleri bozulur. Olgunlaşamayan bu Akut Kan Kanseri, kemik iliğinin bir çeşit kanseridir. Kemik iliğindeki öncü hücrelerin DNA denilen materyallerdeki sonradan oluşan hasar neticesi ortaya çıkar. Öncü hücrelerin olgunlaşma süreçleri bozulur. Olgunlaşamayan bu hücreler kanda ve kemik iliğinde birikmeye başlar. Bu hücrelere lösemi hücreleri denir.

Akut kan kanserinde belirli bir yaş aralığı yoktur. Her yaşta karşımıza çıkabilir. Daha çok ileri yaşlarda görülme oranı artmıştır. Her 100.000 kişi içerisinde 3-5 kişide görülür. Akut  kan kanserinde teşhisin ardından risk düzeyinin belirlenmesi birinci kritik nokta olup, donör araştırmasının başlatılması da ikinci kritik noktadır.

Akut kan kanseri belirtileri
  • Ateş ve solunum sıkıntısı
  • Kollarda ve bacaklarda geçmeyen morluklar
  • Şiddetli kemik ağrıları
  • Cilt altında noktasal kanama odakları görülmesi
  • Halsizlik ve çabuk yorulma
  • İştahsızlık ve ani kilo kaybı
  • Uzun süre geçmeyen öksürük ve grip, Bu belirtilerin görüldüğü durumlarda bir hekime başvurulmalıdır.
Akut kan kanseri Tanı ve Tedavisi

Akut kan kanserinden şüphelenilen her hastanın öncelikle öz ve soy geçmişi hakkında bilgiler alınır. Daha sonra ayrıntılı fizik inceleme yapılır. Fizik incelemesinden sonra tam kan sayımı ile kan hücrelerinin sayısal değerlerine ve kan hücrelerinin yapısal bir anormalliği olup olmadığına bakılır. Kesin tanı için kemik iliğinden örnek alınır. Bu örneğin mikroskopta incelenmesi ile hastalığın tanısı konur.

Akut kan kanseri tanısı konan hastalara kemoterapi protokolü uygulanmaktadır. 6-9 ay boyunca yoğun bir tedavi süreci vardır. Hasta bu dönemde hastanede yatarak tedavi görebileceği gibi ayakta da tedavi olabilir. Kız hastalarda tedavi yaklaşık 2 yıl, erkek hastalarda ise 3 yıldır. Hastalar risk gruplarına göre değerlendirilip, gerektiğinde nakil için kemik iliği merkezlerine yönlendirilir.
]]>
Akut Farenjit https://www.akut.gen.tr/akut-farenjit.html Mon, 19 Nov 2018 20:07:54 +0000 Akut Farenjit, yutak kısmında oluşan ve alanı tahriş eden bir iltihaplanma sorunudur. Akut farenjitin kişilerde belirmesi ile öncelikle hastalık hızlı bir şekilde çoğalır ve çoğalan bakteriler kısa bir sürede  yok olur. Ayn Akut Farenjit, yutak kısmında oluşan ve alanı tahriş eden bir iltihaplanma sorunudur. Akut farenjitin kişilerde belirmesi ile öncelikle hastalık hızlı bir şekilde çoğalır ve çoğalan bakteriler kısa bir sürede  yok olur. Aynı zamanda görülen farenjit ile birlikte bademcik de hasar görür ve yutkunduğunuz zaman acı çekmenize neden olur. Bademciği de etkileyen bu hastalık tedavi edilmediğinde bademciğin de iltihaplanmasına daha sonrasında ise  şişmesine neden olabilmektedir.

Boğaz mukozasında iltihaplanma olarak da bilinen akut farenjit bebeklerde, çocuklarda, yetişkinlerde, her yaş grubunda görülebilmekte olan bir hastalıktır. Grip ve soğuk algınlığının ardından boğazın iç kısımda biriken bakteriler belli bir bölgede yaşamalarını sürdürürler ve bunun ardından farenjitin oluşmasını neden olurlar. Akut farenjitin görülmesi ile de kişilerde ses kısıklığı, boğaz ağrısı ve boğazda kuruluk hissi gibi şikayetler görülebilmektedir.

Akut farenjit, hemen hemen pek çok kişide görülmesi mümkün olan ve virüs kaynaklı bir rahatsızlık olduğu için erken tedavisi yapılmaz ise görülen şikayetler de artış gözlenebilmektedir. Akut farenjit sorunu ile başlayan iltihaplanmalar ilk olarak bademciği etkileyecektir. Ardından ise bademciğin arka kısmında yer alan kasların iltihaplanmasına yol açar ve görülen tüm bu sorunlar da kişinin ateşlenip kulak ağrısı gibi şikayetler ile karşılaşmasına neden olacaktır.

Akut Farenjit Belirtisi:
  • Ağrı ve kaşınma
  • Boğazda oluşan yanma hissi 
  • Boğaz kuruluğu
  • Öksürük ve devamında bulantı, kusma
  • Ses kısıklığı
  • Halsizlik ve bıkkınlık
  • Burun akıntısı 
  • Yutkunmada zorluk
  • Boğazda kızarıklık
  • İştahsızlık
  • Lenf bezlerinin şişmesi 
Akut Farenjit Tedavisi: 
Akut farenjitin oluşum nedeni eğer ki bakteriler ise kişiye öncelikle antibiyotik ilaçlar ile tedavi edilmeye başlanılması önerilir. Ancak akut olan farenjiti iyileştirmek isterken fazla antibiyotik kullanılmasından da kaçılmak gerekmektedir. Çünkü fazla kullanılan antibiyotikler bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin yok olmasını sağlamaktadır. Tedavi sürecinde ise hastaların sigara kullanımından uzak durması gerekmektedir. Pasif içicilik olan sigara içilen ortamlar, farenjiti olan kişiler için oldukça sakıncalı bir durumdur. Bu yüzden hem sigara içilmemeli hemde sigara içilen ortamlarda durulmamalıdır. Bunların ardından ılık bitki çayları tercih edilebilir ve içebilir ve bu süreçte bol, bol ılık su içilmelidir. Aynı zamanda tuzlu su ile gargara yapılabilir.










]]>
Akut Kalp Yetmezliği https://www.akut.gen.tr/akut-kalp-yetmezligi.html Tue, 20 Nov 2018 17:59:42 +0000 Akut Kalp Yetmezliği (AKY); ani şekilde başlayan ya da belirtileri ve saptanma olasılığı hızlı bir şekilde değişiklik gösterip acil olarak tedavi edilmesi gereken kalbin yetersizlik durumu olarak bilinmekte ve tanımlanmaktadır. Akut Kalp Yetmezliği (AKY); ani şekilde başlayan ya da belirtileri ve saptanma olasılığı hızlı bir şekilde değişiklik gösterip acil olarak tedavi edilmesi gereken kalbin yetersizlik durumu olarak bilinmekte ve tanımlanmaktadır. AKY durumunda olan kişilerin çoğu kronik kalp yetmezliğinin ani bir şekilde ilerlemesi sonucu ile karşılaşabilir. Bu durumda olan hastaların yani; akut kalp yetmezliği hastalarının yaş ortalaması 75 olarak belirtilmiş olup bu durumda olan hastaların yarısından da fazlasını kadın hastalar oluşturmaktadır. 

Akut Kalp Yetmezliğinin Bazı Nedenleri; 

Kardiyak Kökenliler
  • Akut koroner sendrom, 
  • Kalp kapak darlığı/yetmezliği,
  • Endokardit, 
  • Akut miyokardit, 
  • Akut aritmi,
  • Perikardit vb.
Kardiyak Kökenli Olmayanlar
  • Kansızlık, 
  • Böbrek işlen bozukluğu, 
  • Cerrahi işlemler, 
  • Alkol kullanımı, 
  • Astım KOAH alevlenmesi, 
  • Tedavi şartlarına uymama vb.
Akut Kalp Yetmezliğinin Bazı Nedenleri; 
Nefes darlığı, boyun venöz dolgunluk ve ödem oluşumu gibi belirtileri en çok karşılaşılan belirtilerdir. 

Tanı ve tedavi; Doktor önce fiziki bir muayene ile yani; doktorunuz sizin karnınızda, bacaklarınızda ve boynunuzdaki venlerde sıvı birikmiş mi ya da birikmemiş mi diye kontrol eder ve sonraki aşama olan kalbinizi ve akciğerinizi bir steteskop yardımı ile dinler yani; doluluk oranını ve kalp ritim bozukluğunu saptamaya çalışır. Bunun dışında doktor aşağıdaki testleri ister; 
Akciğer filmi, Kan testleri, Efor testi, Elektrokardiyogram, Anjiyogram, BT Taraması veya  MRG

Tedavi aşamasında ilaç önerebilir, cerrahi işlem uygulayabilir, tıbbi cihazlarla destek sağlayabilir veya yaşam tarzınızı değiştirmenizi önerebilir. 

Kullanılan bazı ilaçlar; anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri, anjiyotensin ıı reseptörü blokörleri, beta blokörler, dijital, diüretikler ve aldosteron ve antagonistler.

Önleme Yolları; Kronik ve genetik olması durumunda riskler önlenemezken akut kalp yetmezliğini önleme önlemleri riskleri en aza indirgemede yardımcı olmaktadır. Örneğin:
  • Sağlıklı bir kiloda kalma
  • Düzenli ve kişiye özel egzersiz yapma
  • Dengeli ve sağlıklı bir diyet
  • Sigara kullanımını durdurma
  • Stresikontrol altına almayı öğrenme
  • Özellikle kalp ile ilgili olan hastalıkları ve diğer vucütla alakalı hastalıkları takip etme
Bunun gibi durumlar ve tedbirler uygulanırsa akut kalp yetmezliği riski en aza indirilebilir. 
 
]]>
Akut Ağrı https://www.akut.gen.tr/akut-agri.html Wed, 21 Nov 2018 17:39:40 +0000 Akut Ağrı, Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, insanın geçmişteki deneyimleri ile alakalı, duysal, hoş olmayan kişiye özel bir duygudur. Ağrı her zaman kiş Akut Ağrı, Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, insanın geçmişteki deneyimleri ile alakalı, duysal, hoş olmayan kişiye özel bir duygudur. Ağrı her zaman kişiye özneldir. Bu neden ile kişiden kişiye büyük farklılıklar taşımaktadır. İnsanlar hayatları boyunca dışarıdan gelen bir çok uyaranla karşı karşıya kalırlar.  Hastada belirgin bir hastalığın belirtisi olarak birdenbire başlayan ağrılara akut ağrılar adı verilmektedir. Bu ağrılara örnek verecek olursak böbrek taşının idrar yollarını tıkaması, safra taşı, bağırsak tıkanması, beyin kanaması gibi nedenler ile ortaya çıkan veya bel, batın ve baş bölgelerinde aniden ortaya çıkan ve şiddetli ağrıları gösterebiliriz. Ani bir hareket sonucu omurgalar içinden geçen omuriliği koruyan ve disk adı verilen yastıkçılarda ortaya çıkan bozukluklar da bel kayması ya da bel fıtığı adını verdiğimiz ani, şiddetli ağrılara neden olabilmektedir. Akut ağrının en önemli özelliği bir alarm vazifesi görmesidir. Özellik ile daha önce hiç bir şikayet olmadan ve ani bir şekilde başlayan  ağrı ile karşı karşıya kalan hastaların vakit geçirmeden hekime başvurmalarında teşhis ve tedavi için hatta hayat kurtarıcı olarak yarar bulunmaktadır.

Akut Ağrı
Akut Ağrıyı da kendi içinde beklenen ve beklenmeyen ağrı olarak ikiye ayırmak gerekmektedir. Beklenen ağrı, önceden tahmin edilip ve koruyucu tedbir alınabilecek ağrı türüdür. Örnek olarak, diş çekimi, doğum ve ameliyat sonrası ağrıları gibi. Çeşitli kırık, yanık ve travmalar sonrasında görülen, beklenmeyen ağrıda ise kişinin ağrı eşiği yüksek olabilmektedir. Bu ağrılarda ilginç olan ise hastanın her zaman büyük bir ağrı çekmemesidir. Örneğin, savaşta yaralanan bir asker, yaralanmanın başlangıcında ağrı duymaya bilmektedir. Akut ağrının hem tıbbi, hem toplumsal sonuçları bulunmaktadır. Akut ağrının, özellik ile ameliyat sonrasında oluşacak  ağrının dindirilememesi hastanın hastanede kalış süresini uzatıp, üretkenliğini azaltmakta ve uzun süre toplum dışı kalmasına yol açabilmektedir. Darbe veya kazalar sonrasında gelişebilecek solunum bozuklukları, hastanın öksüre memesi, kan basıncının yükselmesi, kalp yükünün artması ve hayati organların kan akımlarında bozukluklar ortaya çıkabilmektedir.

]]>
Akut Sinüzit https://www.akut.gen.tr/akut-sinuzit.html Thu, 22 Nov 2018 07:48:04 +0000 Akut Sinüzit ; Sinüzit veya sinüs enfeksiyonu burun geçişleri içinde bulunan hava boşluklarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bazı üst solunum hastalıkları mevsimlik olabilir Akut Sinüzit ; Sinüzit veya sinüs enfeksiyonu burun geçişleri içinde bulunan hava boşluklarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.

Bazı üst solunum hastalıkları mevsimlik olabilirken,sinüzit ile de ortak belirtileri olabilmektedir.Örnek verecek olursak; kış gribi,bahar alerjisi, saman nezlesi gibi sıkıntıların hepsi sinüslerde tıkanıklık yaparken, enflamasyon ve enfeksiyona da neden olmaktadır.
Sinüzitler baş ağrısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı yaparken,ağız kokusu, öksürük, kulak ağrısı, diş ağrısı, ateş,yorgunluk,  gibi belirtilere de yol açabilmektedir. Kronik sinüzitler genellikle daha hafif belirtilerle kendini gösterir. Belirtiler sıklıkla gece ve sabah erken saatlerde daha fazla kendini gösterir. Akut sinüzit ,aniden başlayıp bir aydan daha kısa sürede tamamen iyileşen sinüzit şeklidir. Sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ortaya çıkmaktadır
Akut Sinüzit

Sinüzit sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların en sık sebeplerindendir ve sıklıkla antibiyotik reçetesi yazılan hastalıkların da en başında gelmektedir. Aynı zamanda, önemli bir morbidite kaynağı ve önemli bir ekonomik kayıp sebebi olmaktadır. Amerika'da yılda ortalama 50 milyon kişinin sinüzit olduğu, 73 milyon gün iş gücü kaybı ve 2.4 milyar dolar masrafa  yol açtığı ve 100.000 hastaya sinüzit nedeniyle endoskopik sinüs cerrahisi yapıldığı kayıtlara geçilmiştir.

]]>
Akut Enfeksiyon https://www.akut.gen.tr/akut-enfeksiyon.html Fri, 23 Nov 2018 03:35:29 +0000 Akut enfeksiyon, Çok kısa sürede aniden meydana gelen bir enfeksiyon türüdür. Enfeksiyona yönelik yapılan tedavi ile akut enfeksiyon kısa süre içinde kontrol altına alınabilir. Aniden gelişen ve müdahale edildiğind Akut enfeksiyon, Çok kısa sürede aniden meydana gelen bir enfeksiyon türüdür. Enfeksiyona yönelik yapılan tedavi ile akut enfeksiyon kısa süre içinde kontrol altına alınabilir. Aniden gelişen ve müdahale edildiğinde hemen tedavi edilebilen akut enfeksiyon, kişiyi çok rahatsız eden bir hastalık değildir. Bazen hiç fark edilemeyebilir. Kronik enfeksiyon gibi kişinin çok sıkıntı yaşamasına neden olmaz. Kronik enfeksiyon sinsi bir biçimde yavaş yavaş oluşum gösterir. Akut enfeksiyon tedavisi kronik enfeksiyona nazaran daha kolay ve daha çabuk olur. Akut, her hangi bir hastalığın kısa zaman içinde başlayarak hızla vücuda yayılması olarak tarif edilebilir. Tıpta aceleci olarak tanımlanan akut, enfeksiyon durumlarında hastalıkla ilgili şikayetlerin belirtileri aniden ortaya çıkar ve kısa sürede son bulur. Akut enfeksiyon yaklaşık 3-14 gün kadar devamlılığını korur. Akut enfeksiyon nadir durumlarda ortaya çıksa da bazı şikayetlerin gelişmesine neden olabilir. Bu şikayetler;

  • Baş, boyun, koltuk altı ve lenf bezlerinde şişme
  • Ateş, terleme ve halsizlik
  • Eklem ve kas ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • İshal
  • Myelopati, menengoensefalit ve periferik gibi nörolojik problemler ortaya çıkabilir.

Akut enfeksiyon farklı şekillerde meydana gelebilir. Çünkü akut tıpta birçok hastalık için kullanılan bir terimdir. Akut romatizma, akut solunum yolu enfeksiyonu, akut HIV virüsü, akut ishal ve akut faranjit akut enfeksiyona verilebilecek örnekler arasında yer alır.

Akut Enfeksiyon

Akut enfeksiyon türleri nelerdir

  • Akut apandisit enfeksiyonu, apandisit bölgesinde meydana gelen ve çok sık karşılaşılan bir akut enfeksiyon türüdür. Enfeksiyon birdenbire gelişerek kısa sürede kontrol altına alınabilir.
  • Akut sinizüt enfeksiyonu, yine birdenbire başlayarak kısa sürede tedavisi gerçekleştirilebilen bir enfeksiyon türüdür.
  • Akut faranjit enfeksiyonu, yutakta meydana gelen ve çok hızlı bir şekilde çoğalıp yayılım gösteren bakteriler nedeniyle meydana gelir. Yine hastalık aniden başlayarak kısa süre içinde kontrol altına alınabilir.
  • Akut HIV virüsü, Hastalık virüs vücuda alındıktan sonra 2-4 hafta hızla bulaşma özelliğindedir. Hastalık hızla yayılım gösterdiği için fark edilmesi zordur.

Akut enfeksiyonu kısaca özetlemek gerekirse aniden başlayan ve hızlı bir şekilde vücuda yayılan bir hastalıktır. Hastalığa yol açan virüs ya da parazitler vücutta bazı şikayetleirn yaşanmasına yol açar. Akut enfeksiyon hızlı bir şekilde ortaya çıktığı gibi hızlı bir şekilde de tedavi edilebilen bir hastalıktır.

]]>
Çocuklarda Akut Bronşit https://www.akut.gen.tr/cocuklarda-akut-bronsit.html Fri, 23 Nov 2018 23:30:24 +0000 Çocuklarda Akut Bronşit: Grip ve soğuk algınlığı sonrasında görülen bir hastalıktır. Bulaşıcı olup bronşlarda şişme ve balgam oluşmasıyla kendini belli eder. En çok çocuklarda görülür. Çünkü virüslerin veya bakter Çocuklarda Akut Bronşit: Grip ve soğuk algınlığı sonrasında görülen bir hastalıktır. Bulaşıcı olup bronşlarda şişme ve balgam oluşmasıyla kendini belli eder. En çok çocuklarda görülür. Çünkü virüslerin veya bakterilerin bulaşmasıyla oluşan bir hastalık, çocuklarında vücudu dirençsiz olduğu için virüs ve bakteri oluşumu en çok çocuklarda görülür. Vücut direnci düşerse virüsler iltihaplanmaya neden olur. Bronşlara zarar verir, zarar gören bronşlarda şişmeye başlar ve balgam üretir. Soğuk havalar bu hastalığın ortaya çıkmasında en büyük faktördür. O yüzden çocuklara daha çok dikkat etmeliyiz. Fakat tek sebep soğuk havalar değil.Sigara dumanına maruz kalmak, fabrikalarda çıkan dumanlar, çok kuru ve nemli havalarda Akut bronşit hastalığının oluşmasına sebep olabiliyorlar. 

Çocuklarda Akut Bronşit
Akut Bronşitinin belirtileri; 
  • Öksürük,
  • Öksürük sonrası gelen balgam,
  • İltihabın neden olduğu ağrı,
  • Hafif ateş,
  • Titreme,
  • Boğazlarda ve kaslarda ağrı başlıca belirtileri olarak bilinir.
Akut bronşitine karşı bol bol A ve C vitaminleri tüketilmelidir. Aynı zaman da bulunduğumuz ortamı sık sık havalandırmalıyız. Doktorun verdiği ilaçları zamanında ve kullanım şekline göre kullanmalıyız.  Ateş düşürücü, balgam sökücü, öksürük şurubu ve ağrı kesici kullanılmalıdır. Doktor tavsiyesi ile beraber. Antibiyotik virüslere karşı etki etmez. O yüzden kullanılmamalıdır.
]]>
Akut Faranjit https://www.akut.gen.tr/akut-faranjit.html Sat, 24 Nov 2018 06:12:39 +0000 Akut Faranjit ; Faranjit, yutağın (farenks) iltihaplanmasına ,yani yutağın enfeksiyon ve iltihap almasına verilen isimdir. Yutağın bazen mikrobiksel, bazen metaboliksel bazen de çalışılan ortamın ısısına, tozuna Akut Faranjit ; Faranjit, yutağın (farenks) iltihaplanmasına ,yani yutağın enfeksiyon ve iltihap almasına verilen isimdir. 
Yutağın bazen mikrobiksel, bazen metaboliksel bazen de çalışılan ortamın ısısına, tozuna bağlı olarak reaksiyon gösteren faranjit, sıklıkla boğa ağrısı yapmakta veya boğaz yanması meydana getirmektedir. Bademciklerin enfeksiyonu, tonsilit de farenjitle eş zamanlı olarak görülebilmektedir. Faranjit genellikle çocuklarda sıklıkla görülürken, bazı yaşın altındakilerde ise nadiren görülmektedir. Belirtileri hastalığın sebebine göre değişmektedir. Faranjitin başlıca belirtileri ;
  • Kuru öksürük
  • Boğazda ağrı, yanma, kuruluk hissi, tahriş kaşınma,
  • Yutkunmada zorlanmak
  • Ateş  ses kısılması,
  • Yorgunluk ve sürekli olan halsizlik
  • Toz ve yiyeceklere karşı artan tepki ve alerji
  • Burun akıntısı
  • Nefes kokusu 
Akut Faranjit

Tedavi olmaksızın, çoğu faranjit vakaları birkaç gün içinde kendiliğinden geçebilir. Bu sebeple tedavinin odağı semptomatiktir yani belirtilere göre kesinleşir. Faranjitin spesifik tedavisi hastalığın sebebine göre değişiklik gösterir. Bununla birlikte romatizmal ateşe hassasiyeti olan çocuklarda streptokokal enfeksiyonların yeterli şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir. Antibiyotikler ancak boğaz ağrısının sebebi bakteriye bağlı enfeksiyon olduğunda işe yararlar. Antibiyotiklerin viral boğaz ağrılarında ancak dördüncü gün dolaylarında, ağrı seviyesine etkili olabildikleri gibi, ortalama doğal süreci de toplamda yaklaşık 16 saat kadar kısaltırlar.

Bazı dikkat edilmesi gereken hususlarda vardır. Doğası gereğiyle yüksek oranda asidik olan yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Aksi takdirde geçici yoğun ağrılara sebep olabilir. Yine pastiller çoğu zaman tedaviyi destekler. Ilık suyla sürekli gargara yapmak faydalı olacaktır. Bal da boğaz hastalıklarında rahatlatıcı etkisi ile kulllanılmaktadır.

]]>
Akut Stres https://www.akut.gen.tr/akut-stres.html Sat, 24 Nov 2018 12:32:31 +0000 Akut Stres; Akut stres bozukluğu, travmatik bir durum sonrasında verilen ilk dönem tepkilerine verilen isimdir. Travmatik durum denildiği zaman, insanın kendisinin veya sevdiklerinin fiziksel veya psikolojik bütünlüğüne bir tehd Akut Stres; Akut stres bozukluğu, travmatik bir durum sonrasında verilen ilk dönem tepkilerine verilen isimdir. Travmatik durum denildiği zaman, insanın kendisinin veya sevdiklerinin fiziksel veya psikolojik bütünlüğüne bir tehdit meydana getiren, ani ve beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan, korku, çaresizlik ve dehşet şeklindeki duygulara sebep olan, olumsuz, stresli olan hayatlarından bahsedilmektedir. Travmatik durumları ikiye ayrılabilir. Bunlardan ilki, doğal yollar ile meydana gelen travmatik olaylardır. Örnek olarak, ülkemizde de ne yazık ki oldukça çok acı örnekleri yaşanmış depremler, seller veya kasırgalar, yanardağ patlamaları doğal yollar ile meydana gelen travmatik olaylardır. 

İkinci grup ise insan eliyle meydana gelen travmatik durumlardır. Burada da, farklı kazalar ve patlamalar şeklindeki kaza ile meydana gelen ve savaşlar, katliamlar, soykırımlar, tacizler, tecavüz, terör eylemleri gibi bilerek ve amaçlı yapılan travmatik olan durumlar örnek olarak verilebilir. Bunlara ek olarak sayılabilecek bir diğer grup ise travmatik olay ise, bunlardan değişik olarak fiziksel değil psikolojik tehdit meydana getirir. Bunlar da başarısızlık, dışlanma, ihmal, terk, kıyaslanma, aşağılanma şeklindeki duygusal olarak zorlantılı olan yaşantılardır.

Böylesi bir hayat meydana geldiğinde elbette ki insan üstünde ciddi, sarsıcı ve şiddetli bir etki oluşturmaktadır. Bu tepkiler, ruh sağlığı çalışanlarının karşısına genellikle travma neticesinde stres bozukluğu veya akut stres bozukluğu şeklinde çıkmaktadır. Travma neticesinde stres bozukluğu burada ayrı bir başlık olarak ele alınmalıdır, ancak kısaca, travmatik durumu takip eden stres tepkilerinin bir aydan uzun devam ettiği olaylar olarak tanımlanabilir. Akut stres bozukluğu ise travmatik durumu takiben 4 hafta içerisinde meydana gelip 2 gün ile 1 ay kadar devam eden tepkileri tanımlamaktadır.

Akut stres bozukluğu denilen olayın ortaya çıkması, uyuşmuşluk, dalgınlık veya duygusal tepkisizlik. Etrafta olan biteni farkında varmada düşüş olması. Gerçekliği ayırt edememe. Kendi gerçekliğini ayırt edememe. Olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama. Travmatik durum şu biçimlerde ısrarla tekrar tekrar yaşantılanmaktadır. Sürekli bir şekilde göz önüne gelen görüntüler. Tekrarlanan düşünceler. Rüyalar. Illüzyonlar. Olayı hatırlatıcı veya anıları canlandıracak her cins uyarandan kaçınma. Yükselmiş kaygı ve uyarılmışlık düzeyi, uyumakta zorluk çekme. Aşırı irkilme tepkisi. Fiziksel olan huzursuzluk.

Akut Stres

Bu tepkiler elbette rahatsızlık verici olan tepkilerdir. Fakat, oldukça ciddi stres meydana getiren bir durum sonrasında geldikleri düşünüldüğü zaman, aslında anormal bir olaya verilen normal tepkiler oldukları gözükebilir. Akut stres bozukluğu denildiği zaman, olayın ardından bir ay gibi kısa bir zamanda bu tepkilerin meydana geldiğini ve en çok bir ay devam edildiği gözükmektedir. Şiddetli ve ilk dönem tepkileri meydana gelmektedir. TSSB ile akut stres bozukluğunun belirtileri birbirine benzemektedir. TSSB’de tepkiler en az bir ay sürer ve başlangıcı olaydan bazen yıllar sonra olabilirken, akut stres bozukluğunda tepkiler olaydan en çok bir ay sonra meydana gelen en çok bir ay kadar devam eder. Ayrıca TSSB ile karşılaştırıldığı zaman, akut stres bozukluğu tepkileri daha fazla, nerede olduğunu bilememe, adeta kendi kendinin dışına çıkmış şeklindeki hissetme gibi tepkilerdir.

Akut stres bozukluğunun 1 ay neticesinde ortadan kalkmayıp, TSSB’ye dönüşmesi muhtemeldir. Fakat her akut stres bozukluğu TSSB’ye dönüşmediği gibi, her TSSB’den önce akut stres bozukluğu da yaşanmamaktadır. Her birey stresli olan durumlar karşısında değişik tepkiler vermekte ve stresli durumlara başa çıkma düzeyleri değişiklik göstermektedir. Bazı insanlar, destek çemberleri sayesinde, travmatik durumun etkileriyle daha işlevsel olarak baş edebilmektedirler. Fakat ne yazık ki, travma neticesinde ciddi sıkıntıların devam etmesi ve gündelik hayata etki etmesi de az rastlanır bir o]]> Akut Hepatit B https://www.akut.gen.tr/akut-hepatit-b.html Sun, 25 Nov 2018 04:05:23 +0000 Akut Hepatit B,Hepatit B virüsünün neden olduğu karaciğer iltihabına verilen addır. Bu virüs karaciğere yerleşerek halsizlik, göz ve deride sarılık, yorgunluk, idrar renginde koyulaşma ile seyreden büyük bir ora Akut Hepatit B,

Hepatit B virüsünün neden olduğu karaciğer iltihabına verilen addır. Bu virüs karaciğere yerleşerek halsizlik, göz ve deride sarılık, yorgunluk, idrar renginde koyulaşma ile seyreden büyük bir oranda kendiliğinden düzelen bir hastalık tablosudur. Karaciğere yerleşen bu virüs varlığını devam ettirmek için canlı hücreye ihtiyaç duyar.

Akut Hepatit B Nasıl Bulaşır
Bulaşıcı bir hastalıktır. En büyük bulaşma yolu kan ürünleri ya da vücut sıvılarıyla mukozal, deri temasıdır. Virüs taşıyan kişiyle cinsel temas, yeni doğan bebeğe ve enfekte olmayan kişiler ile cinsel yolla olmayan bulaşma diğer sebepler arasındadır. Bulaşma riskiolan cerrahi malzemelerin bir başka kişide kullanılması, enfekte tıraş bıçağının kullanılması, iğneler ile bulaşma söz konusu olabilir. Türkiye dünyada hepatit B açısından orta derecede riski bulunan bölgeler arasındadır. 

Belirtileri,

6 hafta ya da 2 ay kadar süren kuluçka döneminden sonra, hastaların göz akında sarılık, hastaların bazılarında grip benzeri şikayetler görülebildiği gibi bir kısmında da belirtiler olmadan geçebilir. Belirtiler olsun ya da olmasın, virüs karaciğerde çoğalarak karaciğere zarar verir. Hastalık çeşitli şekillerde meydana gelir.

Taşıyıcılık:  Yetişkinlerin  yüzde 10 kadarında virüs kandan temizlenmez ve taşıyıcılık oluşur. Dünya nüfusunun yaklaşık 1/3'ü hepatit B virüsüyle karşılaşır ve bunların %5'i hepatit B taşıyıcısıdır. Taşıyıcılarda klinik belirtiler olmaz ve sağlıklı görünürler. Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak %5’nin taşıyıcı olduğu bilinmektedir. Bu yaklaşık 3 milyon kişiye karşılık geliyor. Taşıyıcı kişiler cinsel ilişki ile virüsü başkalarına bulaştırabilir. Yine taşıyıcı anneden doğan çocuklara da virüs bulaşabilir. Bunun için yeni doğan bir bebeğe hemen hepatit-B aşısı yapılmalıdır. Kronik taşıyıcılarla aynı evde yaşayan aile bireylerinin hepatit B virüsüne yakalanma oranı normale oranla 2 ile 4 kat daha sıktır.

Akut Hepatit B

Akut karaciğer Yetersizliği: Hepatit B virüsü her yüz hastanın birinde akut karaciğer yetersizliğine neden oluyor. Akut karaciğer yetersizliği hayat tehdit edicidir ve ¾ oranda ölüme neden olabilen bir hastalıktır. İyileşme; Hastaların %90’ına yakını iyileşir ve hayatının sonuna kadar bağışık kalır.

Kanser, Siroz: Taşıyıcıların % 25’inde karaciğer kanseri ve siroz görülür. Sirozun ortaya çıkma süresi yaklaşık otuz yıl kadardır. HBe (-) ve HBe (+) kronik hepatit B hastalarında yıllık siroz ortaya çıkma oranları sırasıyla %3 ve %5'tir. Kronik hepatit B taşıyıcılığı karaciğer kanserinin en önemli sebeplerinden biridir. Görülme riski taşıyıcılarda iki yüz kat daha fazladır. Hepatit B virüsü sigaradan sonra ikinci olarak en önemli kanser nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Bu hastalıktan korunmanın en önemli yöntemi aşılanmaktır. Aşıdan önce bazı testler yapılmalıdır. Bunu yapmaktaki amaç kişinin daha önce virüsle karşılaşıp karşılaşmadığını saptamaktır. Aşının 1-2-6 ve 18. aylarda yapılması gerekir. Aşı 5 yıl kadar koruyucudur. Bazı aşılar tamamen sentetik olarak üretilmiştir. Aşıdan sonra birkaç gün kadar aşı yerinde kızarıklık, ağrı ve şişkinlik olabilir. Aşıya bağlı hastalık oluşması söz konusu değildir.

Kronik Hepatit B

Hepatit B'nin 6 aydan daha uzun sürmesiyle ortaya çıkar. Virüs karaciğer hücrelerinde çoğalır ve tahribatı devam eder. Kronikleşme ihtimali kişiye, enfeksiyonun bulaşma yoluna ve yaşına göre farklılıklar gösterir. Yüksek riskli bölgelerde yeni doğan bebeğe anneden geçiş ve erken çocukluk döneminde aile fertlerinden hepatit B kapma olur. Yetişkinlik döneminde akut hepatit B geçirildiğinde %3-5 oranda ve genellikle erkeklerde kronikleşme görülür. Kronik hepatit B enfeksiyonunda karaciğerde, dalakta büyüme, zamanla karında ascit gelişimi, karaciğeri ilgilendiren karın içi damarlarda basınç artması ve buna bağlı meydana gelen üst sindirim sistemi kanamaları ve zaman]]> Akut Tonsillit https://www.akut.gen.tr/akut-tonsillit.html Sun, 25 Nov 2018 19:02:04 +0000 Akut Tonsillit: Tonsil, boğazın her iki yanında bulunan bademcik adı da verilen dokulara verilen isimdir. Bu dokuların iltihaplanmasına da tonsillit denilmektedir. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan enfeksiyon kaynaklı hastal Akut Tonsillit: Tonsil, boğazın her iki yanında bulunan bademcik adı da verilen dokulara verilen isimdir. Bu dokuların iltihaplanmasına da tonsillit denilmektedir. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan enfeksiyon kaynaklı hastalıklardan bir tanesidir. genellikle ergenlerde ve genç erişkinlerde diğer yaş gruplarına göre daha sık görülmektedir. Tonsiller, vücuda giren zararlı mikropları yakalayıp, vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı olan hücreleri üretirler. Bazı durumlarda, vücuda giren bir takım  mikroplar, tonsillerin bu etkisine rağmen yok edilemez ve burada çoğalarak tonsillerin iltihaplanmasına sebep olurlar. Tonsiller de büyümeye, kızarmaya, bazen tonsiller üzerinde iltihap birikmesine neden olurlar. Bu duruma bir diğer ismi bademcik iltihabı adı verilir. Bademcik iltihabı, en sık 5-15 yaşlarında ve kış-ilkbahar döneminde görülmektedir. Akut tonsillite sebebiyet veren mikroplar, tükürük, burun ve boğaz sıvıları gibi vücut sıvıları ile, yakın temasla, ve solunum yolundan hava yolu ile çıkan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşabilmektedir. 

Akut tonsillitin belirtileri arasında: Hastalığın şiddeti etken olan mikrobun gücüne ve kişinin vücut direncine bağlı olarak değişebilmektedir. Bademcik iltihabında aşağıda sayılan belirtilerin hepsi veya birkaçı bulunabilmektedir. Bunlar arasında;

  • Ateş 39-40 dereceyi bulabilir, üşüme, titreme
  • Bademcikler de şişlik, kızarıklık,
  • Boğaz ağrısı,
  • Kulak ağrısı,
  • Yutkunurken zorlanma, ağrı veya rahatsızlık hissetme,
  • Boyundaki lenf bezlerinde şişme, hassasiyet, ağrı,
  • Halsizlik, kırgınlık, vücutta yaygın ağrı, eklem ağrıları,
  • Baş ağrısı,  
  • Kötü ağız kokusu,
  • İştahsızlık,
  • Ses değişiklikleridir.
Akut TonsillitAkut tonsillit: tedavideki amaç enfeksiyonun yok edilmesi, belirtilerin ortadan kaldırılarak ortaya çıkabilecek komplikasyonların engellenmesi şeklindedir. Yeterli sıvı alımı ve uygun ağız bakımı önemli olmaktadır. Antiseptik gargaralarla gargara yapmak ağız bakımı için yeterlidir. Bunun yanında ağrı kesici, ateş düşürücü, yatak istirahati, yeterli sıvı alımı ve bakteriyel enfeksiyon düşünülenlerde antibiyotik alınması uygun olmaktadır. Bakteriyel enfeksiyonda antibiyotik verilmeyenler de genellik ile hastalık 7-8 günde kendi kendine geçme eğilimi gösterir. Ancak antibiyotik alımı belirgin bir şekilde baş ağrısı, ateş ve boyundaki lenf bezi şişkinliklerini azaltmaktadır. Ayrıca olası bir akut romatizmal ateş  veya akut glomerülo nefrit  gibi oluşabilecek farklı hastalıklar  önlenmiş olur. Antibiyotik tedavisi doktor muayenesi ile ve doktor tarafından gerekli görüldüğünde uygulanmalıdır. Halk arasında yaygın bir şekilde kullanılan antibiyotikler uygun olmayan kişilere verildiğinde ishal, halsizlik, karın ağrısı gibi yan etkilere neden olabilmektedir. Ayrıca, antibiyotiklerin az doz alımı veya kısa süreli kullanımı, bakterileri tam olarak yok etmeyip var olan diğer antibiyotiklere de direnç geliştirebilmelerine bilinmeden yol açmaktadırlar. 
]]> Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.akut.gen.tr/akut-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Mon, 26 Nov 2018 02:11:25 +0000 Akut üst solunum yolu enfeksiyonuÜst solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları, ülkemizde en çok ve sık görülen hastalıklardandır. Özellikle de kış aylarında ortaya çıkan bir hastalık çeşitidir. Bu ha Akut üst solunum yolu enfeksiyonu

Üst solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları, ülkemizde en çok ve sık görülen hastalıklardandır. Özellikle de kış aylarında ortaya çıkan bir hastalık çeşitidir. Bu hastalık burun ve ağızdan başlayarak  ciğerlerimize kadar uzanır. İnsanlar  kendilerinde üst solunum yolu enfeksiyonu başlamadan önce halsizlik, kırgınlık, boyun ve kas ağrısı şeklinde kendini gösterir. Bunun için bir çok insan hasta olacağını önceden tahmin eder. Ve ilk bulgular boğazda batma, yanma ve kulağa doğru ilerleyen rahatsız edici hallerdir. 
Hal böyleyken, boğaz ağrısı birkaç gün sürebilir. Bu zaman içerisinde hapşırık, göz sulanması, burun akıntısı  şikayetler ortaya çıkar. Ve bu hastalık süresi yaklaşık, iki hafta kadar devam edebilir. Kimi insanlar üst solunum yolu enfeksiyonlarını, istirahat ederek geçiremezler. Örneğin; sağlık çalışanları, okula giden çocuklar, özellikle kışın soğuk havalarda kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda olanlar. Bebekler ve yaşlıları da unutmamak gerek. Çünkü bebeklerin ve yaşlı insanların vücut direnme gücü zayıftır. Ayrıca beslenme yetersizliği ve sigara dumanına maruz kalmak, üst solunum yolu enfeksiyonunu tetikler. 
Enfeksiyonun yoğun olduğu bu dönemde  bademcik ve orta kulak iltihabı akla gelir. Özellikle orta kulak iltihabını, çocuk yaş gruplarında rastlarız. Çocuklar genelde yılda beş, altı kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler. Ve çoğunlukla kalabalık ve kapalı mekanların bulunduğu ortamda yani okul zamanlarında sıkça rastlanır. Burun akıntısı, öksürük, yüksek ateş gibi şikayetlerle başlar. Küçük çocuk ve bebeklerde burun tıkanıklığı olduğu vakit, beslenmesi zorlaşır. Hatta solunum sıkıntısı ortaya çıkabilir. Çok dikkatli olmamız gereklidir. Gelişigüzel antibiyotik ilaçlarını kullanmamalıyız. Aksi halde vücudumuza zararlı bir şekilde geri döner. 

Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
Üst solunum yolu enfeksiyonu bulaşma sebepleri: 
  •  hasta kişilerin hapşırması ve öksürmesi sonucu
  • hasta kişilerle öpüşme ve sarılmak
  • elleri sık sık yıkamamak 
  • eşyalarımızı ortak kullanmamak
Üst solunum yolu enfeksiyonları şunlardır: 
  • orta kulak iltihabı
  • soğuk algınlığı
  • bademcik
  • sinüzit 
  • yüksek ateş
  • boğaz ağrısı
  •  
Üst solunum yolu enfeksiyonu' nun tedavisinde ilk yapılması gerekenler; bol sıvı alınması, istirahat edilmesi, sıkça meyve - sebze tüketilmesi ve nane - limon kaynatarak vücudumuzu daha dirençli hale getirmek. Ağrılarımızdan gün geçtikçe  şikayetlerimiz artar ise hemen en yakın sağlık kuruluşuna gitmeliyiz.
]]>
Akut Bronşit https://www.akut.gen.tr/akut-bronsit.html Mon, 26 Nov 2018 13:26:21 +0000 Akut Bronşit, Akut kelime anlamı olarak aniden ortaya çıkan yani kronik hastalıklar gibi aylar veya yıllar içinde oluşmayan bir hastalık terimidir. Bronşit ise akciğerlere giden soluk borularında yer alan bronşların iltihaplanma Akut Bronşit, Akut kelime anlamı olarak aniden ortaya çıkan yani kronik hastalıklar gibi aylar veya yıllar içinde oluşmayan bir hastalık terimidir. Bronşit ise akciğerlere giden soluk borularında yer alan bronşların iltihaplanmasıdır. Akut bronşit hastalığı solunum yollarında aniden ortaya çıkan iltihaplanma ve bronşların tahrip olmasıdır. Daha çok çocuklarda görülen bu hastalık solunum yollarında şişme ve balgam ile kendini gösterir. Oldukça yaygın ve bulaşıcı olan bu hastalık hav yolu ile kolaylıkla kişiden kişiye bulaşmaktadır. Solunum sistemine bulaşan bakteri ve virüslerin neden olduğu bir rahatsızlıktır.

Akut Bronşit Nedenleri
  • Akut bronşitte ilk neden mikrop ve virüslerdir.
  • Vücut direncinin düşmesi ve bağışıklık sisteminin zayıflaması ile virüslerin kendilerini besleyebilecek ortam oluşturması.
  • Sigara kullanmak veya sigara dumanına maruz kalmak.
  • Alkol ve asitli içecekler tüketmek.
  • Soğuk havalarda meydana gelen grip ve soğuk algınlığı ile bağışıklık sisteminin zayıflamış olması.
  • Burun yerine ağızdan nefes alıp vermek.
  • Çevresel faktörler ve ani ısı değişimleri.
  • Çok nemli veya çok kuru havaya maruz kalmak.
Akut Bronşit Belirtileri
  • Solunum yollarında hafif ağrı
  • Hafif veya yüksek ateş
  • Kuru ve sürekli olarak öksürme isteği.
  • Solunum yollarında balgam ve buna bağlı olarak göğüste ağrı ve yanma hissi.
  • Boğaz ve kaslarda ağrı.
  • Titreme ve üşüme hissi.
Akut Bronşit Tedavisi

Akut bronşit hastalığında balgam söktürücü ilaçlar, ağrı kesici ve ateş düşürücülerin yanında antibiyotikler ile tedavi mümkündür. Bronşit hastalığı ihmal edilmemesi gereken son derece önemli bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen akut bronşit zamanla ciğerlere doğru yayılır ve hastalık zatürreye çevrilebilir.

Akut Bronşit
Akut Bronşitte Tüketilmesi Faydalı Olan Yiyecekler

Sarımsak, bakterilerinin üremesini engellemesi açısından oldukça faydalı bir yiyecektir. Sarımsak bağışıklık sisteminin güçlenmesinde oldukça faydalı bir besindir. Doğal antibiyotik sayılan sarımsak iltihabın kurumasında oldukça faydalıdır.

Mantar, akciğerlerde oluşan hasarı en aza indirerek hastalık süresinin kısalmasına ve bronşitin geçmesine oldukça faydalıdır. Mantar vücutta bakteri üremesini durdurur ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

C Vitamini, grip ve nezle gibi hastalıklarda oldukça faydalı olan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir ve solunum yollarında meydana gelen virüslerin çoğalmasını engelleyerek iyileşmeye yardımcı olur.
]]>
Akut Apandisit https://www.akut.gen.tr/akut-apandisit.html Tue, 27 Nov 2018 03:39:29 +0000 Akut Apandisit; Apendiks lümeninin obstrüksiyonu apandisitin primer sebebidir. En fazla sebep fekalitlerdir. Daha az olan ve sıklıkla, lenfoid doku hiperplazisi, tümörler, baryumlu kolon grafisi neticesi katılaşmış baryumun meyda Akut Apandisit; Apendiks lümeninin obstrüksiyonu apandisitin primer sebebidir. En fazla sebep fekalitlerdir. Daha az olan ve sıklıkla, lenfoid doku hiperplazisi, tümörler, baryumlu kolon grafisi neticesi katılaşmış baryumun meydana getirdiği lümen tıkanması, sebze,meyve çekirdekleri, intestinal olan parazitlerdir. Lümenin obstüksiyonu lümen içi sıvının birikmesi ile apendiksin distansiyonuna sebep olur. Lenfatik ve venöz drenajın bu yükseliş karşısında yetersiz olması ile apendiks duvarına bakteri invazyonu meydana gelir ve neticede arteriyel dolaşım da bozularak perforasyon ve periton boşluğuna püy bulaşması oluşur.

Bütün insanların %7 si akut apandisit sebebi ile apendektomi geçirir. 20 ve 40 yaşları arasında en çok rastlanır. Ortalama yaş 22 yaştır. Erkeklerde çok az miktarda daha çok saptanır. US, CT ve laparoskopinin 1987 ve 1997 seneleri arasındaki yaygın kullanımına karşın teşhis koyamama miktarı sabit kalmıştır. Kadınlarda yanlış negatif teşhis miktarı daha yüksektir. Üreme çağında bulunan kadınlarda negatif laparatomi miktarı %23,2 dir. 40 ve 49 yaş arası olan kadınlarda %28,80 yaş üstü kadınlarda %35 negatif laparatomi miktarı tespit edilmiştir.

Apendiksin yerleşimleri, pelvik, retroileal, anteileal, retroçekal, subseroz, sakrum promontoryumuna doğru, iliak krest boyunca, çekumun lateraline doğru.
Apandisit etkeni, apandisite en çok sebep olan mikroorganizma E. Coli'dir. Ardından Bacterioides fragilis etkendir. Apandisite en fazla sebep olan parazit Ascaris’ tir. Enterobius vermicularis te neden olabilir. Yeni doğanda en çok apandisit sebepleri nekrotizan enterokolit, aganglionik megakolon ve kistik fibrosis’tir.
Akut Apandisit
Akut apandisit belirtileri, ilk 6 ve 8 saat bulguları, ağrı genellikle epigastrium ve periumblikal çevresinden başlar. İştahsızlık, bulantı, kusma, gaz tutukluğu belirtisi. Çoğunlukla ağrı 6 ve 8 saat neticesinde sağ alt kadrana doğru gider. Klasik apandisit ağrısı periumblikal yada epigastrik olan çevreden başlayan iyi lokalize olmamış olan müphem bir ağrıdır. Bu ağrı 6 ve 8 saatin ardından sağ alt kadranda lokalize meydana gelir. %30 ve 40 hastada klasik visseral-somatik ağrı periyodunu takip etmeyen atipik bir ağrı bulunmaktadır. Retroçekal ve pelvik yerleşimli hastalarda atipik ağrı miktarı daha çoktur. Yaşlılarda ise çoğunlukla tipik ağrı meydana gelir.

Semptomların önceliği, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağrının sağ alt kadrana yer değiştirmesi. Subfebril ateş kusma ağrı neticesinde meydana gelen bir semptomdur, iştahın iyi olması ve kusmanın ağrıdan önce gözükmesi apandisit teşhisinde şüphe uyandırmalıdır, hasta sağ uyluğunu karnına çekerek ağrıyı dindirmeye çabalar. Akut apandisit fizik muayene neticeleri, inflame apendiksin anatomik pozisyonuna ve perfore olup olmamasına göre farklılıklar gösterir. Vital bulgular komplike olmamış apandisitte minimal farklılık gösterir. Vücut ısısında yükseliş çoğunlukla 1 C dereceyi aşmaz. Nabız normal yada hafif derecede yüksektir. Daha çok yükselişler komplikasyon meydana geldiğini gösterir. Apandisitli olan hasta sağ uyluğunu karnına çekmiş, süpin pozisyonunda yatmayı tercih eder. Çünkü gerilme ağrıyı yükseltir. Eğer hareket etmesi söylenirse bunu yavaş ve dikkatli bir şekilde yapar.

Lokalize hassasiyet çoğunlukla Mc-Burney noktasında saptanır. Muskuler defans, palpasyonda sağ alt kadranda kas direnci bulunmaktadır. Erken zamanda istemli iken peritoneal irritasyon oluştukça istemsiz olan duruma gelir. İnflame parietal peritonun sebep olduğu adale kontraksiyonuna bağlı olan gerçek refleks rijiditedir. Rebaund tenderness belirtisi, karna basınç uygulama yada yapılan basıncı ani bir şeklide ortadan kaldırılmasıyla hiddetli ağrı hisseder. İndirekt rebound tenderness de çoğunlukla bulunmaktadır. Rovsing’s bulgusu, sol alt kadrana palpasyon basıncı yapıldığında sağ alt kadranda ağrı duyulmasıdır. Sol kolon gazının sağa doğru sıvazlanası ile ağrı hissetmesi. Periton irritasyonunun olduğu bölgeyi işaret]]> Akut Lenfoblastik Lösemi https://www.akut.gen.tr/akut-lenfoblastik-losemi.html Tue, 27 Nov 2018 04:56:32 +0000 Akut Lenfoblastik Lösemi, Akut lenfositik lösemi yada akut lenfoid lösemi şeklinde de isimlendirilen akut lenfoblastik lösemi kanın ve kemik iliğinin bir çeşit kanseridir. Hızlı seyretmekte olup tedavi edilmez ise çabuk bir şe Akut Lenfoblastik Lösemi, Akut lenfositik lösemi yada akut lenfoid lösemi şeklinde de isimlendirilen akut lenfoblastik lösemi kanın ve kemik iliğinin bir çeşit kanseridir. Hızlı seyretmekte olup tedavi edilmez ise çabuk bir şekilde kötüleşir. Çocukluk döneminin en fazla gözüken kanseridir, erişkin yaş grubunda ise her 100.000 insan arasında 1 ve 2 insanda hastalık meydana gelir. Beyaz kan hücrelerimizden olan lenfositler kemik iliğindeki öncü hücreleri olan lenfoblastlardan meydana gelir. Akut lenfoblastik lösemi, lenfoblastların olgunlaşma zamanının bozulması sonucunda meydana gelen anormal hücrelerin kontrolsüz bir şeklide aşırı çoğalmaları ile meydana gelir. Lösemi hücreleri denilen bu anormal hücreler işlevsizdirler, hızlı bir şekilde çoğalarak normal hücrelerin yerini alır ve hastalık belirtilerini meydana getiriler.

Çocukluk zamanı lösemilerinin % 80'i ALL iken, bütün yetişkin olan lösemilerin %20'sidir. ALL'de risk faktörleri, bir hastalığa yakalanmanızı kolaylaştıran faktörlere risk faktörleri denir. Bir risk faktörü taşıyor olunması o kansere yakalandığı manasına gelmeyeceği gibi herhangi bir risk faktörü taşımadığı durumda bile o kansere yakalanma ihtimali yüksektir. ALL'nin sebebi tam olarak bilinememektedir. Çoğu olguda gözükür bir neden olmadığı halde, erkek olmak, beyaz ırktan olmak, 70 yaşın üstünde olmak, evvelce kemoterapi yada radyoterapi görmüş olmak, iyonize radyasyon, benzen ve pestisitler gibi toksik maddelere maruz kalmak, Down sendromu şeklindeki bazı genetik geçişli olan hastalıklar bulunmak,  ALL için olası risk faktörleri olarak bulunmuştur.

Bazı genetik anormalliklerle ilişkilendirilmesine karşın ALL nesilden nesile geçen yani kalıtsal bir hastalık değildir. ALL bulaşıcı bir hastalık da değildir. ALL'de hastalık belirtileri, ALL'de lösemik hücreler şeklinde adlandırılan hücreler kemik iliğinde ve kanda  kontrolsüz bir şekilde fazla hızlı yükseldikçe sağlıklı olan öbür hücreler yeteri kadar üretilemezler ve görevlerini yerine getiremezler. Böylece trombositlerin azalmasıyla kolay kanamalar, olgun beyaz kan hücrelerin yapılamaması ile  infeksiyonlar ve ateş, kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile  kansızlık belirtileri olan halsizlik, nefes darlığı ve kolay yorulma meydana gelir. Bunlar lösemide en fazla karşılaşılan durumlardır. Bu kanser ayrıca merkezi sinir sistemine yayılarak da belirtiler oluşturabilir. Belirtiler başlangıç olarak grip yada öbür bazı hastalıkların belirtilerine benzeyebilir.

Akut Lenfoblastik Lösemi

En çok karşılaşılan belirtiler, halsizlik yada çabuk yorulma, ateş, vücutta kolay morarmaların ve kanamaların meydana gelmesi, peteşi ismi verilen, cilt altında noktasal kanama odaklarının gözükmesi, solunum sıkıntısının yaşanması, kilo verme ve iştahsızlık, kemiklerde ağrı oluşması, kaburgaların alt kısmında ağrı yada şişkinlik hissi, boyunda, koltuk altında yada kasıklarda ağrısız olan şişliklerdir. Bu belirtiler olduğu zaman mutlaka doktora başvurulması gereklidir. Fakat bu bulguların ALL' de olabildiği gibi, birçok değişik hastalıkta da yer alabileceği unutulmamalıdır.

Teşhis yolları, Anamnez ve fizik muayene. Geçmişteki hastalıkları ve aldığı tedaviler öğrenilir. Fizik muayene ile büyümüş olan karaciğer, dalak, lenf bezleri, morluklar, deride kanama odakları, ateş yüksekliği belirlenir. Tam kan sayımı ve biyokimyasal tetkikler, beyaz kan hücreleri miktarı çoğunlukla yüksek yada düşük, hatta normal çıkabilir. Hemoglobin oranı ölçülür, kansızlık ve trombosit düşüklüğü genellikle bulunmaktadır. Periferik kan yayması, kan hücrelerinin çeşitleri, bunların birbirlerine miktarları, yaklaşık olarak miktarları, hücrelerin biçimlerindeki farklılıklar ve çevre kanına çıkan anormal hücreler yöntem ile belirlenir. 

ALL'de yükselmiş olan blastların çevresel kan yaymasında gözükmesi teşhisi güçlendirir. Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisi, leğen kemiği, çevresel anestezi yada genel anestez]]> Akut Myeloid Lösemi https://www.akut.gen.tr/akut-myeloid-losemi.html Tue, 27 Nov 2018 23:21:11 +0000    Akut Myeloid Lösemi, (AML) bir lösemi çeşidi olup kemik iliğinde üretilen kan hücrelerinin myeloid serisindeki anormal ve aşırı çoğalmasıyla karekterize bir kanser türüdür. Myeloid seri hücreleri; Eristrositler, tr Akut Myeloid Lösemi, (AML) bir lösemi çeşidi olup kemik iliğinde üretilen kan hücrelerinin myeloid serisindeki anormal ve aşırı çoğalmasıyla karekterize bir kanser türüdür. Myeloid seri hücreleri; Eristrositler, trombositler, monositler ve granülositler olarak bildiğimiz nötrofil, bazofil ve eozinofil hücreleridir.

AML,her yıl tanı konulan lösemilerin yaklaşık beşte birini oluşturur.Özellikle yeni doğan dönemi ve adolesan dönemde sık olarak karşımıza çıkabilmektedir.
 Hatalığın kliniğine baktığımızda en sık karşılaşılan semptomlar ateş, kanama, kemik ve eklem ağrısı,splenomegali, hepatomegali, kloroma ve koagülasyon bozukluklarıdır. Akut Myeloid Lösemi tanımda her ne kadar aşırı çoğalmayla karekterize dediysek de bu hücrelerin anormal yapıda olması sebebiyle hücreler kendi normal fonksiyonlarını yerine getiremezler ve sitopeni(hücre azlığı) tablosuna yol açarlar. Örneğin eritrosit sayısının azalmasına bağlı olarak anemi (kansızlık) hastada solukluk ve halsizlik tablosu oluşturabilir. Trombositopeni (trombosit azlığı) tekrar eden kanamalara sebebiyet verebilir. Aynı şekilde granülositlerin azalmasına bağlı olarak da hastanın mikroplara karşı savunma dirence düşebilir ve enfeksiyonlara çok sık yakalanabilirler.Lökosit sayısı aşırı çoğalma nedeniyle damar içerisinde milimetre küpte 200 000'nin üzerine çıktığında blastlar (yeni oluşan kan hücreleri) damar için de küme oluşturup küçük damarların tıkanmasına sebep olabilir, çevre yapıların oksijenlenmesi bozulabilir veya damar bütünlüğünü bozup kanamaya neden olabilir.Aynı şekilde artan hücreler tümör lizis sendromuna (tümör hücrelerinin aşırı ve hızlı yıkımına bağlı olarak kan dolaşımına çeşitli metabolik atıkların karışmasıyla hayatı tehdit eden bir sendrom) yol açabilir.

Akut Myeloid Lösemi
AML'nin tanısını koymak  için hastalığın kliniğiyle beraber laboratuvar değerlerine de bakmamız gerekir. Ama kesin tanısını kemik iliği aspirasyon biyopsisinde blast sayısının normal hücrelere oranının yüzde 30'u geçmesiyle konur. Oluşan laboratuvar değişiklikleri ise şöyle;kan hücrelerinin azalmasına bağlı olarak oluşan anemi, retiküsitopeni,trombositopeni, artmış porliferasyon ve yıkım sebebiyle ürk asit ve LDH artışı, tümör lizis sendromuna bağlı hiperpotasemi, hiperfosfatemi ve  hipokalsemi olabilir.

AML nin tedavi seçenekleri ise şöyledir; Remisyon-indüksiyon, destek tedavisi ve kemik iliği transplantasyonudur. Remisyon-indüksiyon tedavisi kan sayımın normale inmesi, kanda bulunan blast sayısının yüzde 5 in altına indirilmesi ve hastanın şikayetlerinin bitmesi amaçlanır ki bu sebeple vinristin ve dauroblastin gibi kemotöropatik ilaçlar kullanılır. Destek tedavisinde örneğin pansitopeni döneminde tombosit, eritrosit veya enfeksiyon riski durumlarında granülosit desteği sağlanır. Yaygın damar içi pıhtılaşması (DİC) olan hastalarda taze donmuş plazma(pıhtılaşma faktörlerini içerir) verilir.Tedavide son olarak kemik iliği nakli yapılabilir ancak bu da her hastaya önerilmez. Çünkü invaziv bir işlem olup enfeksiyon riski vs gibi durumlara yol açması yanında doku reddi olma olasılığı vardır.
]]>
Akut Larenjit https://www.akut.gen.tr/akut-larenjit.html Wed, 28 Nov 2018 11:56:59 +0000 Akut larenjit, çok faklı belirtiler ile ortaya çıkarak insanlarda sorun haline gelen bir hastalıktır. Bu hastalığın ortaya çıkardığı belirtiler, direk olarak kişilerde çok büyük etkilere neden olduğu için hastalıktan etkil Akut larenjit, çok faklı belirtiler ile ortaya çıkarak insanlarda sorun haline gelen bir hastalıktır. Bu hastalığın ortaya çıkardığı belirtiler, direk olarak kişilerde çok büyük etkilere neden olduğu için hastalıktan etkilene kişi, çok büyük rahatsızlıklar duyar. Bu hastalık insanlarda larenks adı verilen bir bölümde gerçekleşir. Daha anlaşılır bir şekilde söyleyecek olursak insanlarda boyun bölgesinin orta kısmına yerleşerek kişinin başta konuşma ve nefes alma gibi ihtiyaçlarına zarar veren bir hastalıktır. Doğru ve zamanında yapılan müdahaleler ile bu hastalık yenilebilir bir hastalıktır. Fakat kişinin, ortaya çıkan belirtileri önemsememesi ve herhangi bir önlem almaması nedeni ile akut larenjit, çok hızlı bir şekilde büyüyerek kişide çok daha büyük problemlere neden olmaktadır. Kişilerde meydana gelen akut larenjit, genellikle larenks adı verilen bölgenin tümünde etkilerini göstererek gırtlak üzerinde iltihaplanmanın meydana gelmesi ile oluşur. Genel olarak bu hastalık tıp alanında iltihaplı hastalık olarak sınıflandırılmıştır. Bu hastalığın çok farklı nedenleri olsa bile, en büyük etken farklı virüslerin bir araya gelerek bu hastalığı oluşturmasıdır. Akut larenjit hastalığı, bazen kişilerde üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık iyileşmiş gibi gözükse bile aslında sonradan akut larenjit olarak karşınıza çıkabilir. Yapılan araştırmalara göre üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde yirmi beşi sonradan akut larenjit hastalığına neden olur.

Akut Larenjit
Belirtileri nelerdir
Akut larenjit hastalığının daha önce de söylediğimiz gibi çok farklı belirtileri bulunur. Bu belirtiler, kişiden kişiye değişiklikler gösterdiği için herkeste aynı etkinin görüleceği söylenemez. Fakat birçok hastalık gibi bu hastalığında bazı belirtileri kişilerde ortak olarak gözlenir.
  • Akut larenjit hastalığının en büyük belirtilerinden biri insanlarda meydana gelen ses kısıklığı sorunlarıdır. Kişinin gırtlak bölgesinde oluşan iltihaplanma, direk olarak kişinin ses tellerine etki ederek kişinin konuşmasını zorlaştırır. Bu durum çok yaygın olarak gözlenir. Bu nedenle insanlar arasında çok fazla önemsenmeyen ses kısıklıklarına çok dikkat etmek gerekmektedir. 
  • Akut larenjit hastalığında yine en büyük belirtilerden biri iltihaplanmaya bağlı olarak görülen öksürük sorunlarıdır. Kişilerde meydana gelen öksürükler genellikle boğazdan gelir ve bu nedenle diğer ciğer öksürüğünden kendisini ayırır. Kişi uzun süre boyunca öksüreceği için zamanla gırtlak bölgesi ağrıyacaktır. 
  • İnsanların birçoğunda ilerleyen akut larenjit hastalığı direk olarak solunum yollarının daralmasına bağlı bir şekilde nefes darlığına neden olmaktadır. Bu nefes darlığı ise genellikle uzun süreli olur ve ataklar şeklinde görülmez. Bu durum bazen akut larenjit sorunu olan insanları endişelendirmektedir.  
Bu belirtilerin yanı sıra kişiden kişiye görülme durumu değişen diğer belirtiler ise;
  • Yüksek ateş,
  • Baş ağrısı,
  • Mide bulantısı,
  • Aşırı balgam,
  • Boğaz kaşıntısı,
  • Boğazdan gelen ağız kokusu
Akut larenjit hastalığının nedenleri nelerdir
Hemen her yaş gurubunda görülen bu hastalık daha çok çocuklarda görülmektedir. Çocuklarda görülen boğaz enfeksiyonlarının önemsenmemesi ve müdahale edilmemesine bağlı olarak bu sorun ortaya çıkar. Aynı nedene bağlı olarak yetişkin insanlarda da bu sorun görülebilmektedir. Bunun yanı sıra kişilerin son zamanlarda boğmaca ve difteri adı verilen hastalıkları geçirmesi sonrasında akut larenjit hastalığı oluşabilmektedir. 

Tedavisi:
Akut larenjit hastalığı, iltihaplı bir hastalık olduğu için direk olarak doktorlar tarafından antibiyotik tedavileri uygulanmaktadır. Bu süreçte kişinin bol bol sıvı tüketmesi ve sürekli istirahat etmesi sorunun giderilmesi için yeterli olacaktır. Doktoru]]> Akut Ürtiker https://www.akut.gen.tr/akut-urtiker.html Wed, 28 Nov 2018 20:41:11 +0000 Akut ürtiker, direk olarak çocuklarda görülen bir durumdur. Yetişkinlerde etkili olmayan bu hastalık, insanlarda çocukluk çağında meydana gelir ve birçok zaman çocuğun çok büyük sorunlar yaşamasına neden olur. Bu hastalık ç Akut ürtiker, direk olarak çocuklarda görülen bir durumdur. Yetişkinlerde etkili olmayan bu hastalık, insanlarda çocukluk çağında meydana gelir ve birçok zaman çocuğun çok büyük sorunlar yaşamasına neden olur. Bu hastalık çocukta meydana geldiği zaman insanları acil müdahalelere gerek duyduran etkiler yapmaktadır. Akut ürtiker, herhangi bir iç hastalığı değil, göz ile görülebilen bir cilt hastalığıdır. Görüntüsü ile çocuğun ailesinde çok büyük endişelere neden olan bu hastalığın görüntüsü oldukça farklı ve korkutucudur. Fakat bilmelisiniz ki bu durumlarda korkmak ve panik yapmak yerine, daha soğuk kanlı olmak çok daha iyi olacaktır. Akut ürtiker genellikle enfeksiyonlar nedeni ile meydana gelir ve zamanla artarak çok daha büyük sorunlara neden olur. Hastalığın enfeksiyonel bir hastalık olması nedeni ile hızla artması ve yayılması normaldir. Bu durumda enfeksiyonların öldürülmesi için tıbbi ve aynı zamanda bitkisel tedaviler yapılmalıdır. Çocukluk çağı hastalığı olarak ayrı tutulan bu hastalık, her ne kadar tıbbi olarak azaltılmaya çalışılsa bile özellikle ülkemizde son yıllarda çok büyük artışlar görülmüştür. Bu hastalığın bu şekilde artmasına neden olarak ise uzmanlar direk olarak kişilerin kullandıkları antibiyotik miktarını arttırması ve bunun yanı sıra piyasada satılan ürünler içerisindeki katkı maddelerini neden göstermektedir. Bu nedenle çocuklarınızın çok sağlıklı beslenmesini sağlamak sizlerin elinde olacaktır. 

Akut Ürtiker
Başlangıçta akut ürtiker, çocukların vücudunda farklı bölgelerde kızarıklık olarak başlayarak zamanla pembe ile kırmızı arası bir renkte artık gösterir. Derinin en üs tabakasında görülen bu hastalık zamanla kişinin deri altlarına da etki edecektir. Zaman ilerledikçe bu hastalığın etkili olduğu bölgede çok şiddetli kaşıntılar ve pullanma şeklinde döküntüler meydana gelecektir. Akut ürtiker sorunundan etkilenen insanlarda bu hastalığın büyüklüğü ve etkili olduğu bölge farklılıklar göstermektedir. Öyle ki kimi kişilerde bir avuç büyüklüğünde etki yaparken kimi insanlarda daha küçük bir alanda etkiler göstermektedir. 


Akut ürtikerin nedenleri nelerdir
Bu hastalığa neden olan durum genel olarak enfeksiyonlar ve bakterilerdir. Genellikle bu mikroorganizmaların derinin belli bölümlerine nüfus etmesi durumunda akut ürtiker ortaya çıkar. Bunun haricinde hastalığı meydana getiren ve bu enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olan diğer nedenler bulunmaktadır. Bunlar;
  • Aşırı soğuk: Bu durum çocukların hassas ciltlerinde farklı enfeksiyonların oluşmasına ve bu duruma bağlı olarak akut ürtiker hastalığına neden olur. 
  • Aşırı güneş teması: Özellikle hassas cilde sahip olan ve bunun yanı sıra cildinde alerji sorunları olan kişilerde bu nedene bağlı olarak akut ürtiker görülür. Bu durumlar ile karşılaşmamak için özellikle alerjisi olan insanların aşırı güneşten kaçınmaları gerekmektedir. 
  • Kişilerde bulunan yumurta ve süt alerjileri ile birlikte ortaya çıkan akut ürtiker hastalıkları bulunmaktadır. Bu durum nedeni ile ortaya çıkan akut ürtiker problemi genellikle bebeklerde görülür. Bu bebeklerde anne sütü bile bu gibi durumlara neden olabilir. 
Tedavisi:
Akut ürtiker hastalığında genellikle önemli testlere ihtiyaç duyulmaz. Çünkü kişilerde meydana gelen bu sorunun nedeni doktor tarafından küçük kontroller ile bilinir. Bu nedenle çok büyük testlere gerek yoktur. Sadece küçük bir kan tahlili ile birlikte bir idrar tahlili yeterli olacaktır. Yapılan bu tetkikler sonrasında bazı tıbbi ilaçlar ile sorunun çözümü sağlanır. Bunların yanı sıra çocuğun sürekli olarak stresten ve üzüntüden uzak tutulması gerekmektedir. Aksi durumda bu hastalığın iyileşme süresi daha da uzayacaktır. Son olarak çocuğunuza yedirdiğiniz yiyeceklerin kalitesine çok dikkat etmeniz gerekir. katkı maddesi bulunan yiyeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız. 
]]>
Akut https://www.akut.gen.tr/akut.html Thu, 29 Nov 2018 19:28:32 +0000 Akut, Kronik sözcüğünün tam tersi olan akut hızlı başlayan hastalıklar için veya kısa süren rahatsızlıklar için kullanılan bir terimdir. Akutun tıp dilindeki adı aceleci olandır. Akut aniden ortaya çıkan hastalıklar iç Akut, Kronik sözcüğünün tam tersi olan akut hızlı başlayan hastalıklar için veya kısa süren rahatsızlıklar için kullanılan bir terimdir. Akutun tıp dilindeki adı aceleci olandır. Akut aniden ortaya çıkan hastalıklar için kullanıldığı için genellikle tek başına kullanılmayan bir sözcüktür. Akut diğer hastalıklar ile birlikte akut böbrek yetmezliği, akut bronşit, akut farenjit ve akut lösemi gibi birçok hastalığa eşlik eder. Akut hastalıklardan birkaçı şu şekildedir.

Akut Böbrek Yetmezliği

Böbrek fonksiyonlarının birkaç gün veya birkaç ay içinde işlevini yitirmesi sonucu böbreklerde meydana gelen hastalıktır. Böbrekler işlevlerini yeterince yerine getiremez ve keratinin gibi maddeler kanda birikerek insan sağlığını bozar.

Akut Bronşit

Üst solunum yollarında virüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Bronşlar akciğere giden havayı taşıyan nefes borularının her ikisinde de çok sayıda bulunur. Akut bronşit bu bronşların virüsler ve bakteriler sonucu iltihaplanması ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Öksürük, yüksek ateş ve halsizlik gibi sorunlara neden olan bu hastalık bağışıklık sisteminin yavaşlamasına ve solunum yollarında balgama neden olmaktadır. Antibiyotik ve balgam söktürücü ilaçlar ile tedavisi mümkün olan akut bronşit bulaşıcı bir hastalıktır. 

Akut
Akut Lösemi

%80 gibi büyük bir oranla gençlerde ve çocuklarda görülen bu hastalık vücudun kan üreten hücrelerinde ortaya çıkan kötü huylu bir hastalıktır. Kanın üretim merkezi olan kemik iliği içinde belirir ve henüz üretilmemiş olan beyaz kan hücrelerinin çoğalmasını sağlayarak yeteri kadar kırmızı kan hücresinin  üretilmesini engeller.

Akut Romatizmal Ateş

Genellikle çocuklarda görülen bu hastalık farenjit hastalığına bağlı olarak beş veya on gün arasında kendini gösterir. Eklemlerde ve kalpte tutulmalar meydana gelir. Genellikle ilaç kullanımı gerektirir ve bu hastalığın diğer adı akut eklem tutulmasıdır.
]]>
Akut Maksiller Sinüzit https://www.akut.gen.tr/akut-maksiller-sinuzit.html Thu, 29 Nov 2018 20:49:31 +0000 Akut maksiller sinüzit, her yaşta görülebilen bir sorun olsa bile çocuklarda çok fazla görülmemektedir. genellikle çocuklarda bu sorun olsa bile, etkilerini ergenlik dönemi sonrasında ortaya çıkaran bir hastalıktır. Akut maksil Akut maksiller sinüzit, her yaşta görülebilen bir sorun olsa bile çocuklarda çok fazla görülmemektedir. genellikle çocuklarda bu sorun olsa bile, etkilerini ergenlik dönemi sonrasında ortaya çıkaran bir hastalıktır. Akut maksiller sinüzit, aslında iltihaplı bir hastalıktır. Fakat bu hastalık her ne kadar iltihaplı bir hastalık olsa bile sinüzit hastalığı, çok eski zamanlardan günümüze kadar çok fazla sayıda insanı sürekli olarak rahatsız eden bir durumdur. Akut maksiller sinüzit hastalıklarında bazen kişilerde %10'luk bir dilim ilerleyen iltihaplanma nedeni ile farklı kistlerin oluşması ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu hastalık insanlar tarafından önemsenmediğinde ve çok fazla müdahale edilmediğinde dış ortamda bulunan enfeksiyonlardan etkilenerek hızlı bir şekilde büyüyebilir. Çok büyük belirtiler ile bazen kişilerin psikolojik olarak bile rahatsızlıklar yaşamasına neden olan bu hastalığa, kesinlikle gerekli tedaviler yapılmalıdır. Aksi durumlarda akut maksiller sinüzit, olmadık bir zamanda karşınıza çıkarak sizleri çok büyük rahatsızlıklar ile karşı karşıya bırakacaktır. Yapılan araştırmalara göre sinüzit hastalarının çok büyük bir kısmında daha önceden herhangi bir sorun yok iken, dış enfeksiyonlar nedeni ile sonradan sinüslerin etkilenmesi ile akut maksiller sinüzit problemi ortaya çıkar. Bu durum nedeni ile kişilerin direk olarak oral cerrahi muayenelerine ihtiyaçları vardır.

Belirtileri
  • Akut maksiller sinüzit hastalığının en büyük belirtilerinden biri ağzı ve çene ağrısıdır. Bu ağrılar her ne kadar diş ağrısı gibi görünse bile aslında bu durum kişilerde akut maksiller sinüzit ile alakalıdır. Bu belirti zaman zaman şiddetinde artış göstereceği için kişi bu durumdan son derece büyük bir rahatsızlık duyar. 
  • Bu belirtinin yanı sıra kişilerde sürekli olarak burun akıntısı gözlemlenmektedir. Bu durum bazen öyle şiddetlenir ki kişi dakikada üç kez ya da daha fazla burnunu silmek zorunda kalabilir. Akut maksiller sinüzit hastalığındaki bu belirti, kişinin yaşam kalitesini doğrudan etkileyerek çok büyük problemlere neden olmaktadır. 
  • Bu hastalığın bir diğer belirtisi ise kişinin burun kısmını üzerinde yani alnının ortasında meydana gelen şişlik durumudur. Bu şişlik, dışarıdan bakıldığında görülebilir. Özellikle sinüzit hastalıkları ile ilgili bilgisi olan insanlar direk olarak bu problemi anlarlar. Alın kısmındaki şişlikler, hastalığın şiddetine bağlı olarak göz altlarında da görülebilmektedir. 
Akut Maksiller Sinüzit
Akut maksiler sinüzit hastalığının daha önceden de bahsettiğimiz gibi birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Özellikle diş enfeksiyonlarının zamanla bu soruna neden olması çok yaygın bir şekilde karşılaşılan bir durumdur. Bu durum günümüzde yapılan araştırmalara göre yüzde kırk oranına kadar yükselme göstermiştir. Akut maksiller sinüzit hastalığı şüphesi olan kişilerin bu durumu kontrol altında tutmak amacı ile mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına görünmeleri gerekmektedir. Çünkü bu hastalık her ne kadar basit görünse bile aslında son derece tehlikeli ve sinsi bir hastalıktır. Müdahale edilmeyen bu hastalık, ilk olarak kişilerde diş iltihaplanmasına neden olacak ve sonrasında farklı sorunlar ile karşınıza çıkacaktır. Bu hastalıkta yapılabilecek en büyük şey, kişinin doktorunun tavsiyelerine uyması ve doktorunun verdiği ilaçları kullanmasıdır. Bunun dışında kişi doktorunun bilgisi dahilinde bazı bitkisel ürünleri kullanarak akut maksiller sinüzit hastalığının ortaya çıkarmış olduğu belirtileri azaltabilir. Günümüzde birçok insan bu yöntemler ile sinüzit hastalığının her çeşidinde önemli gelişmeler sağlarlar. 
]]>
Akut Lösemi https://www.akut.gen.tr/akut-losemi.html Fri, 30 Nov 2018 17:44:24 +0000 Akut Lösemi, Aniden ortaya çıkan ve tedavi edilmez ise ölüm ile sonuçlanan bu hastalık kanın üretim merkezi olan kemik iliğinin yapısal olarak bozuk olan hücreler ile dolması ve bu hücrelerin sağlıklı kan üretimini etkileyer Akut Lösemi, Aniden ortaya çıkan ve tedavi edilmez ise ölüm ile sonuçlanan bu hastalık kanın üretim merkezi olan kemik iliğinin yapısal olarak bozuk olan hücreler ile dolması ve bu hücrelerin sağlıklı kan üretimini etkileyerek kana karışması sonucu oluşan bir hastalıktır. Diğer adı lösemi olan bu hastalık kötü huylu bir hastalıktır. Akut lösemi hücre tipine göre miyeloid ve lenfoid olmak üzere ikiye ayrılır.

Akut Miyeloid Lösemi

Kısaca AML olarak adlandırılan bu hastalık lökositlerin oluşmasını sağlayan blast adı verilen genç hücrelerin kemik iliğinde üratilmesinin mikroplar tarafından engellenmesi ile ortaya çıkar. Blast adı verilen bu genç hücreler vücutta mikroplara karşı savaşır ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Akut miyeloid lösemide yeteri kadar blast genç hücreler üretilemez ve yapısal olarak olgunlaşmayı sağlayamayan bu hücreler kanda birikmeye başlar. Blast hücreler sayesinde üretilen nötrofil ve monosit gibi olgun hücreled üretilemez ve bu durum bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Zayıflayan bağışıklık sistemi vüudun mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur. Kemik iliğinde meydana gelen bu bozukluklak sonucunda anemi ve trombosit sayısında azalmalar meydana gelir. 

Akut Lösemi
Akut Miyeloid Belirtileri
  • Aniden ortaya çıkan rahatsızlık hissi ve halsizlik.
  • Çabuk yorulma ve aktivite sırasında nefes darlığı.
  • Vücutta morlukların meydana gelmesi
  • Diş eti ve burun kanamaları.
  • Vücutta iğne başı büyüklüğünde kırmızı döküntüler oluşması.
  • İştahsızlık ve buna bağlı olarak hızlı kilo kaybı.
  • Solunum yolu ve boğaz enfeksiyonlarına sık yakalanma.
  • Diş etlerinde kızarıklık ve şişlik.
Akut Miyeloid Nedenleri
  • Çevresel ve genetik faktörler.
  • Yüksek oranda radyasyona maruz kalma.
  • Sigara ve alkol kullanımı.
  • Kimyasal maddeler.
  • Virüsler ve mikroplar.
  • Down sendromu gibi bazı doğumsal hastalıklar.
  • Kemoterapi ilaçları.
Akut Miyeloid Tedavisi 

Bu hastalık belirtileri ile birlikte hemen hastaneye başvurulması gereken bir hastalıktır. Tedavisi uzun süren ancak tedavi edilmezse ölüme götüren bu hastalık birçok kemoterapi ilacı ile tedavi edilmektedir.

Akut Lenfoblastik Lösemi

Kısaca ALL olarak ifade edilen bu hastalık kemik iliğinde başlar ve kar üretimini etkileyerek beyaz kan üretimini artırır ve kırmızı beyaz kan dengesini bozarak kana karışır. %80 oranında çocukluk dönemi hastalıkları arasında yer alır. 

Akut Lenfoblast Belirtileri

Belirtilerinin birçoğu akut miyeloid ile benzer özellikler gösteren bu hastalık bademcik iltihabı, karaciğerde büyüme, baş ağrısı, yüksek ateş ve iştahsızlık ile birlikte kilo kaybı ile kendini gösterir.

Akut Lenfoblast Nedenleri

Genellikle kesinleşmiş bir nedeni olmamasına karşın yüksek radyasyona maruz kalma, doğumsal hastalıklar ve kimyasal madde içeren yiyeceklerden meydana gelmektedir.

Akut Lenfoblast Tedavisi

Merkezlere göre farklı tedavi yöntemleri uygulanabilen bu hastalıkta genellikle kemoterapi ilaçları kullanılmaktadır
]]>
Akut Vajinit https://www.akut.gen.tr/akut-vajinit.html Sat, 01 Dec 2018 16:49:37 +0000 Akut VajinitKadın üreme organı olan vajinada beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlıklar kızarıklık, iltihaplanma ve kokulu akıntı gelmesi gibi çeşitlilik gösterir. Ak Akut Vajinit

Kadın üreme organı olan vajinada beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlıklar kızarıklık, iltihaplanma ve kokulu akıntı gelmesi gibi çeşitlilik gösterir. Akut vajinit enfeksiyonlara bağlı olarak vajinada meydana gelen iltihaplanmaya verilen addır. Bu hastalık bir kadın hastalığıdır. Başka nedenleri olabildiği gibi cinsel ilişki ile de bulaşabilen bu hastalığın tedavisinde genellikle eş ile birlikte tedavi yapılmaktadır. Vajinitin tedavisindi genellikle tam iyileşme görülebilir ancak bu hastalık tekrar da edebilir.

Akut vajinitte iyileşme süreci bir ile dokuz hafta arasında değişmektedir. Tedavi altında olan çiftlerin genellikle cinsel temasta bulunmaları hastalığın tedavisi için oldukça yavaşlatıcı olacaktır.

Akut vajinitin nedenleri çoğunlukla çevresel faktörler, ailesel faktörler ve cinsel faaliyetlerdir. Akut vajinitte vajina içindeki asitlik oranının azalması veya yükselmesi ve mikroorganizmalar arasındaki dengenin bozulması vajinada enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra kullanılan antibiyotikler, doğum kontrol hapları, vajinal ilaçlar, adet dönemi değişiklikleri, hamilelik ve doğum gibi birçok neden ile vajinada rahatsızlıklar meydana gelmektedir.

Akut Vajinit
Akut Vajinitte en büyük belirti ise vajinada meydana gelen kızarıklık ve kaşıntıdır. Vajinal akıntılar ve şişlikler de bu rahatsızlığın habercisidir. Vajinadan gelen akıntılar genellikle beyaz renkli ve kokusuzdur.

Akut vajinit tedavisi hastalığın her çeşidine göre farklı özellikler gösterebilir. Buna bağlı olarak antibiyotik kullanımı, cinsel ilişki ile bulaşmasını engellemek için prezervatif kallanılması, vajinal mantar ilaçları gibi birçok ilaç ile tedavisi mümkündür.
Akut vajinit kendi arasında üç grupta incelenmektedir.


Hormonal Vajinit

Doğum sonrası veya menopoz sonrası kadınlarda sıklıkla görülen bu hastalıkta vajina duvarları incedir ve kurudur. Bu durum vajinanın sürekli olarak kaşınmasına neden olur. Ergenlik döneminde ki kızlarda da görülebilir. Kaşınma acıya neden olmaktadır. İncelen vajina duvarı enfeksiyonlara neden olabilir.

İrritan Vajinit

Alerjiye neden olan ve tahriş eden maddelerden kaynaklanır. Kullanılan pedler, prezervatif, meni, kullanılan sabun ve şampuanlar ile parfümler neden olabilir. Vajinada sürtünme, giyilen kıyafetlerin vajinayı sıkarak tahriş etmesi gibi nedenler ile vajinada alerji ve kızarıklar meydana gelir. Bu tahriş ve alerjen maddeler vajinal akıntılara neden olabilir.

Enfeksiyöz Vajinit

Üreme yaşındaki kadınlarda meydana gelen vajinitlerin % 90 'nını bu hastalık oluşturur. Bakteriyel enfeksiyonlar, mantarlar veya bakteriler bu hastalığa neden olurlar.
]]>
Akut Pankreatit https://www.akut.gen.tr/akut-pankreatit.html Sun, 02 Dec 2018 01:47:30 +0000 Akut pankreatit, pankreasın farklı oranlarda hasar görmesidir. Oluşan bu hasarlar, bazen vücudun genelini ilgilendiren bir felaket haline dönüşebiliyor. Pankreas hem dış salgı,hemde iç salgı sindirimine fayda sağlayan maddeler s Akut pankreatit, pankreasın farklı oranlarda hasar görmesidir. Oluşan bu hasarlar, bazen vücudun genelini ilgilendiren bir felaket haline dönüşebiliyor. Pankreas hem dış salgı,hemde iç salgı sindirimine fayda sağlayan maddeler salgılar. Akut pankreatit de bu maddeler, pankreasın içindeyken veya çevre dokulara ulaşıp, aktif hale geçer ve dokuları parçalamaya başlarlar. 

Akut pankreatitin, çok fazla sebebi vardır. En fazla rastlanılan sebep ise, safra kesesi taşlarıdır. Safra kesesinde bulunan taşlar,kasılma ile safra kanalına dökülebilir. Oluşan bu tıkanma, sarılığa sebep olabilir. Safra kanalına düşen bu taşlar, kanal çıkışını tıkar ve zorla da bağırsağa düşerken, meydana gelen olaylara bağlı olarak, pankreas kanalında tıkanıklık, hasar veya çevreye sızmasına sebep olabilir.Aktif hale gelen bu enzimler, etrafındaki sağlıklı dokulara zarar verebilir. Akut pankreatitin bir başka sebebi ise, yoğun olarak alkol kullanımıdır. Bu nedenlerin dışında, kanal darlığı, hamilelik, çocuklarda kabakulak akut pankreatite sebep olabiliyor. 
İki tip akut pankreatite rastlanır
  • Akut ödematöz pankreati
  • Akut nekrotizan pankreatit
Akut ödematöz pankreatit, pankratitlerin yaklaşık 3/4 ünü oluşturur. Bu durum, pankreasta çok fazla hasar bırakmaz. 
Akut nekrotizan pankreatit ise, pankreatitin 1/4 ünü oluşturur. Pankreasta, ağır hasarlar oluşturabilir. Hatta bazı durumlarda, ölüme bile sebebiyet verebilir. Olayın tetiklediği farklı nedenler böbrekler, solunum sistemi ve dolaşım sistemin de ciddi şekilde etkilenebilir. 
Akut Pankreatit
Akut pankreatit, de belirtiler aniden başlar. En fazla rastlanılan belirtisi ise, karnın üst bölgesinde özellikle sırta ve bele doğru ilerleyen ağrılardır.Teşhis için,  cerrah veya gastroenteroloji uzmanından, yardım almak gerekir. En önemli sorun, akut pankreatitin tipini ve nedenini bulmaktır.Oluşan sorun, hangi tipte olursa olsun, tedavi için en önemli şart pankreası dinlendirmek, yani ağızdan beslenmeyi keserek damardan beslenmek gerekir. Ayrıca, bilgisayarlı tomografi ile takibini yapmak gerekir. İzlenilen yanlış yol, ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle, akut pankreatit atağını atlatır atlatmaz,bu atağın nedeni ortadan kaldırılmalıdır. 
 Aksi halde, tekrarlaması kaçınılmazdır. Bu durumların ilerlemesi durumunda, şeker hastalığı veya sindirim bozuklukları oluşur. 
]]>
Akut İshal https://www.akut.gen.tr/akut-ishal.html Sun, 02 Dec 2018 20:45:48 +0000 Akut İshal,Mide ve bağırsakların iltihabi durumudur. Akut ishalde, ishalin yanı sıra bulantı,  ateş, kusma ve karın ağrısı da. Hastalık genelde 10 günden kısa bir sürede düzelir. Akut ishal g Akut İshal,

Mide ve bağırsakların iltihabi durumudur. Akut ishalde, ishalin yanı sıra bulantı,  ateş, kusma ve karın ağrısı da. Hastalık genelde 10 günden kısa bir sürede düzelir. Akut ishal genellikle bir virus ya da bakteri tarafından oluşturulur. Virüs, bakteri ya da parazitlerin oluşturduğu akut gastroenteritler olarak da adlandırılır. ishal, günde üç ya da daha fazla yumuşak veya su gibi dışkı yapmaktır. Bebeklerde normal günlük büyük idrar sayısından iki kat daha fazla veya daha sulu dışkılama ishal olarak tanımlanır. Akut ishal 14 günden daha kısa süren ishaldir. Çocuklarda daha sık olmak üzere her yaşta görülür. Normal bağırsak hareketlerinin bozulması, mide asit dengesinin bozulması, bazı antibiyotiklerin kullanılması sonucu bağırsaklarda normal olarak bulunan ve hastalık oluşturmayan bakterilerin yerine hastalığa neden olacak bakterilerin yerleşmesi, olumsuz çevre koşulları, bağışıklık sisteminin baskılanmış olması, hijyenik olmaya dikkat edilmemesi gastroenteriti kolaylaştıran faktörlerdendir.

Etkenler Nelerdir

Akut ishalin en sık nedeni rotavirus, enterik adenovirus, kalisivirus ve astroviruslar, virüsleridir. Rotavirus hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde çocukluk çağında görülen akut ishallerin en sık sebebidir. Giardia lamblia ve Entamoeba histolytica parazitleri de gastroenterit oluştururlar. Gastroenterit, etkeni içeren dışkı ile bulaşmış olan yiyecekler ya da içeceklerin alınması ile veya mikropla temas etmiş kirli ellerin ağızla temas etmesi ile gelişir.

Akut İshal

Belirti ve Bulgular Nelerdir

Tüm gastroenteritlerde ishal görülür. Viral gastroenteritlerdeki ishalde dışkıda kana rastlanmaz. Bazı bakteriler kanlı, mukuslu bir ishale sebep olurken, bazıları kansız,  su gibi dışkıya yol açar. Enfeksiyon aslında ince bağırsakta geliştiğinden dışkı miktarı bol ve suludur. Bulantı, karın ağrısı, kusma ve ateş sık olarak gelişir. Bunlara ekolarak bazen bağırsakta gaz toplanması, halsizlik, baş ağrısı da eşlik eder. Bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar, önceden ciddi bir hastalığı olan kişilerde gastroenterit daha ağır geçer. Gastroenteritin en önemli ve en korkulan sorunu vücuttan su kaybıdır. İshal ve kusma sonucu meydana gelen su kaybı vücudun tuz ve mineral dengesini de bozabilir. Hafif dehidratasyon geliştiğini gösteren belirti hastanın susadığındandır. Vücutta su kaybı arttıkça susamışlığın yanı sıra ağız kuruluğu, uykusuzluk hali, gözyaşında azalma ya da gözyaşının gelmeyişi, nabızda hızlanma, göz kürelerinde çökme, el ve ayaklarda soğukluk, derin veya hızlı solumak, idrar miktarında azalma olabilir. Ağır dehidratasyonda ek olarak dalgınlık, kan basıncında düşme, hiç idrar çıkarmama görülebilir

Kanlı ishalde, uzun süreli ishali olan hastalarda ve ishal salgının olduğu durumda ishal etkeninin bilinmesi gerekir. Etkenin bilinmek istenmesinin nedeni antibiyotik tedavisinin gerekli olup olmadığına karar verilmesi içindir. Dışkının mikroskop ile incelenmesinde kan ve iltihap hücrelerinin görülmesi neden olan etkenin bakteri ya da parazit olabileceğini düşündürür. Düşünülen etkene göre kültür ve parazit incelemesi istenir.

Tedavisi

Çoğu kendiliğinden düzelir. Hastalık  başlar başlamaz kişiye daha fazla su ve uygun sıvı gıdalar verilmeli, anne sütü alan bebeklerde ishal esnasında anne sütüne devam edilmeli ve bebek daha sık emzirilmeli, anne sütü almayan bebeklerde ise aldıkları süt ya da mamalara devam edilmelidir. Çocuk susuzluk bulguları bakımından izlenmelidir. ishal, kusma, ateş özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda birkaç saat içerisinde vücutta aşırı sıvı kaybına yol açabilir. Etkenden bağımsız olarak ishal tedavisinin temel koşulu hastanın su ve elektrolit dengesinin korunarak beslenmesinin sürdürülmesidir.

El yıkamak hastalığa neden olan mikropların bulaşmasını önleyen en önemli yöntemdir.

]]>
Akut Batın https://www.akut.gen.tr/akut-batin.html Mon, 03 Dec 2018 17:27:58 +0000 Akut batın, herhangi bir travmaya bağlı olmayan, ani başlangıçlı ve karın ağrısının majör bulgu olduğu klinik bir tanımdır. Akut batın dediğimiz zaman cerrahi girişim gerektiren bir tabloyu ifade etmiş oluyoruz. Ancak cerra Akut batın, herhangi bir travmaya bağlı olmayan, ani başlangıçlı ve karın ağrısının majör bulgu olduğu klinik bir tanımdır. Akut batın dediğimiz zaman cerrahi girişim gerektiren bir tabloyu ifade etmiş oluyoruz. Ancak cerrahi dışı nedenlerin de karın ağrısı yapabileceği ve bunun akut batınla ayrımının iyi yapılması gerekir. Karın ağrısı olan hastada ağrının nedenini bulmadan hastanın ağrı kesici ilaç almaması gerekir. Çünkü ağrı bizim için patolojinin nedenini ortaya koymak için en iyi referanstır. Bu yüzden biz ağrının karekterini de bilmememiz gerekir. Ağrının beş tipi var; infalamatuvar tipte ağrı, iskemik tipte ağrı, kolik tarzda ağrı, perforasyon ağrsı ve bunların değişik kombinasyonlarıyla gördüğümüz birleşik ağrı tiplerimiz var.

İnflamatuvar tip ağrı: İnflamasyonla başlayıp inflamasyon bitene kadar devam eden ağrıdır. İnflamasyon başlangıcıyla yavaşça artan ve en yüksek noktaya ulaştıktan sonra sabit olan ağrıdır. Akut apandisit, akut kolesistit, akut gastroenterit, kolitler ve hepatitler gibi ağrılar bu tarzdadır.

İskemik tip ağrı: Arter tıkanması sonucu organ beslenmesi bozulur ve birden yükselen çok şiddetli ağrı oluşturur. Beslenememe devam ettiği sürece bu şiddette devam eder. Genellikle aort ve dallarındaki atardamarların tıkanması sonucu oluşur.

Kolik tarzda ağrı: İçi boş organların tıkanması sonucu oluşan ağrıdır.Ağrı aralıklarla seyreder. Çünkü ağrıya sebep olan neden, tıkanmaya bağlı olarak tıkanmanın önünde oluşan kas kasılmalarıdır. Ancak bu kaslar sürekli kasılamadığı için ağrı devamlılık göstermiyor. safra kesesi tıkanmaları, böbrek yapılarındaki tıkanmalar ve barsak tıkanmaları bu şekilde ağrıyı sebep olur.

Akut Batın
Perforasyon ağrısı: İçi boş organların perforasyonu(yırtılması) sonucu oluşan ağrıdır. Ağrı şimşek çakar gibi çok şiddetli ve keskin bir ağrı hisseder. En çok duodenal(ince barsak) ülser sonucu oluşan perforasyonlarda oluşur.

Birleşik ağrı: Birden fazla ağrı çeşidinin aynı patoloji sonucu ortaya çıkması durumunda olur. Örneğin barsak dolanması sırasında önce barsak tıkanmasıyla kolik ağrı oluşurken sonrasında bağırsağın beslenmesi bozulacağından iskemik tipte ağrı oluşturur.

Ağrı dışında patoloji nedenine bağlı olarak değişik semptomlar da ortaya çıkabilir. Bulantı, kusma, kabızlık, ishal, karın şişliği, başka bölgelere yansıyan ağrılar gibi klinik de oluşabilir. Akut batın tedavisinde hastalığa göre tedavi yapılır. Ancak çoğunlukla acil cerrahi gerektirebilecek durumlar olduğundan çok dikkatli olunması gerekir.
]]>
Akut Gastroenterit https://www.akut.gen.tr/akut-gastroenterit.html Tue, 04 Dec 2018 03:24:10 +0000 Akut gastroenterit, barsakların iltihabi durumunu ifade etmekte olup, genellikle dışkının şeklinin değişmesi ve dışkı sayısının normalden daha az ve dışkının daha sıvı kıvamda olması durumudur. Akut gastroenter Akut gastroenterit, barsakların iltihabi durumunu ifade etmekte olup, genellikle dışkının şeklinin değişmesi ve dışkı sayısının normalden daha az ve dışkının daha sıvı kıvamda olması durumudur. Akut gastroenterit genellikle yaz aylarında sıklığı artmakla birlikte kaybettirdiği sıvı miktarıyla orantılı olarak özellikle çocuk ve yaşlılarda önemli sağlık sorununu oluşturmaktadır.

Akut gastroenterit, çocukluk çağında sık karşılaşılır. Özellikle ilk 5-6 yaşlarında yılda en az 3 kere çocuklar akut gastroenterit tablosuyla karşılaşır. Tabi bunda yaşadığı ortam, ülkenin gelişmişlik düzeyi gibi  çeşitli faktörler de akut gastroenterit sıklığı üzerinde etkili faktörlerdir. Akut gastroenterit etkenlerine bakacak olursak ilk iki yaşındaki çocuklarda sıklıkla viral etkenler sorumlu tutulur. Başta rotavirüsler olmak üzere adenovirüs, noravirüs, norwalk benzeri virüsler ve diğer virüsler hastalığı oluşturabilir. Sonraki dönemlerde genelde bakteriyel etkenler sorumlu tutulup, en çok suçlanan bakteriler; shigella, salmonella, campylobakter, E.coli gibi bakterilerdir. Ancak virüsler ve bakteriler dışında çeşitli parazit canlılar da akut gastroenterit tablosunu oluşturabilirler: Entamoeba histolytica, giardia, cryptosporidium, cyclospora gibi ...

Akut gastroenteritte ateş, bulantı, kusma, karın krampları, istemsiz gaz gaita kaçırma, kilo verme gibi klinik tablolara yol açabilir. İshal ve kusmalar sürekli ve çok miktarda olursa kişide dehidratasyon(vücut sıvı azlığı) oluşturabilir. Dehidratasyon tablosunu değerlendirmek için kişinin ağız mukozası, deri ve göz kuruluğu, kişide taşikardi, tansiyon düşüklüğü gibi parametrelere bakarak değerlendirilir. Aynı zaman da dehitratasyonun şiddeti hakkında da genel fikir sahibi olabiliriz.

Akut Gastroenterit
Akut gastroenteritin kalın barsak mı ince barsak kaynaklı olduğunu da klinik olarak kabaca anlayabiliriz. Eğer azar azar ve sulu dışkılama olursa ince barsak, çok sayıda ama miktarı az dışkılama kalın barsak kaynaklı olduğu düşünülebilir.

Akut gastroenteritte tedavideki amacımız ishali durdurmak ve kaybedilen sıvı miktarını karşılamak olacaktır. Çünkü kişinin yaşama şansını düşüren en önemli durumlardan biri dehitratasyondur. Dolayısıyla her ne kadar barsak iltihabı olarak söz etsek de antbiyotikten önce kaybedilen sıvı miktarını telafi etmek gerekir. Bunun için önceliğimiz ağızdan su veya sulu yiyecekler almasıdır. Eğer bebek ise kesinlikle anne sütünü kesmemeli içtiği sütü sürekli kusma ile dışarı çıkarsa bile uygun pozisyonda sütünü vermek gerekir. Kişinin elektrolit kaybı varsa oral rehidratasyon sıvısı dediğimiz sıvıyı eczaneden alıp kullanabilirler. Ama bazen kişinin dehtratasyonu çok şiddetli olabilir. Eğer böyle bir durum varsa hastanede damar yoluyla sıvı verilir. Antibiyotik tedavisini ise belirli durumlarda kullanırız. Örneğin bakteriyel olduğunu düşündüğümüz olgularda, özellikle shigella, salmonella kaynaklı ishallerde kinolon türü antibiyotikler kullanabiliriz. Onun dışında viral veya paraziter olduğunu düşünüyorsak bu durumda zaten antibiyotikler etki etmeyeceği için oral rehidratasyon sıvısı veya damar içi sıvı vermek yeterlidir.
]]>
Akut Pankreas https://www.akut.gen.tr/akut-pankreas.html Tue, 04 Dec 2018 04:29:29 +0000 Akut pankreas; Hiddetli kanamaya neden olabilen ciddi olan bir rahatsızlıktır. Pankreasın ani bir biçimde oluşan iltihabıdır.Pankreas hem iç salgı bezi hem de dış salgı bezi şeklinde görev yapmaktadır. Salgıladıkları enzim Akut pankreas; Hiddetli kanamaya neden olabilen ciddi olan bir rahatsızlıktır. Pankreasın ani bir biçimde oluşan iltihabıdır.Pankreas hem iç salgı bezi hem de dış salgı bezi şeklinde görev yapmaktadır. Salgıladıkları enzimler pankreasta olduklarında inaktif bir şekilde olurlar. Bu inaktif enzimler sindirim sisteminin bazı bölümlerinde aktifleşirler ve proteinlerin, yağların, karbonhidratların sindirimini yani parçalanmasını meydana getirmektedirler. Akut pankreatit denilen olay ise bu enzimler daha pankreastayken aktif durumdadır ve dokuların parçalanmasına neden olurlar. 

Akut pankreas iltihabının iki cinsi yer almaktadır. Bunlardan birisi akut pankreatitin çoğunluğunu meydana getiren hafif olan iltihaptır. Herhangi bir müdahaleye gerek olmadan kendisi iyileşmektedir. Bununla beraber pankreasta kalıcı hasar bırakmaz. Öbürü ise daha ender bölümünü meydana getiren pankreas ve çevre dokularda büyük tahribata ve dolayısıyla ölüme sebep olan akut nekrotizan pankreas iltihabı meydana gelmektedir. Acil bir biçimde cerrahi müdahale yapılmalıdır. Çünkü dolaşımı, solunum ve hatta böbrekleri etkilemektedir. Hastaların bir bölümü tedaviye rağmen hayatlarını kaybederler. 

Akut pankreatitin sebepleri, safra kesesindeki taşlar akut pankreas iltihabının en fazla gözüken sebeplerinden birisidir. Bu taşlar safra kanalına gelir ise bu kanalda bir tıkanmaya neden olur ve kanaldan zor bir şekilde geçerek pankreasta tıkanıklığa, basınç yükselişine, hasara sebep olabilmektedir. Bu sorunlar sebebiyle dokular enzimler tarafından parçalanmaktadır. Öbür bir nedeni ise alkol kullanımıdır. Yani alkol de bu probleme doğrudan veya dolaylı olarak neden oluşturmaktadır. Pankreas kanalında doğumsal anormallikler, kan yağlarının fazla olması, kaza neticesinde akut pankreas iltihabı öbür sebepler arasında yer alır.
Akut Pankreas
Akut pankreatit tanısı, yapılacak olan kan testlerinde amilazın yüksek çıkması tanıda önemli bir rolü bulunmaktadır. Hasta dinlenir ve öyküsüne, bulgulara göre tanı belirlenir. Esasen doğru olan netice iki saatlik idrarda toplam amilaz değerine bakılması ile bulunur. Eğer idrarda bir saatte 300 üniteden daha çok amilaz atılıyor ise tanı için çok daha önemli olan durumdadır. Bununla beraber pankreas iltihabında böbrekten amilazın atılımı kreatinin atılımdan beş kat daha çok ise bu durumda teşhis konulmaktadır. Ayrıca plevral sıvıda amilazın fazla bulunması tanı koyucu olan durumlardan birisidir. Serum içinde kalsiyum oranının 7,5 mili gramının altında olması demek hastalığın kötü ve ağır seyirli olduğunu akla getirmektedir. İdrarda şeker bulunması ve şeker oranının yüksek olması pankreasta hasar oluşmuş olacağını düşündürür. 

Akut pankreatit tedavisi, akut pankreas tedavi yollarında kaybedilen sıvı, mineraller aynen yerine konmalıdır. Şayet pankreas iltihabı kanamalı devam ediyorsa kan nakli gerekebilir. Kan şekerinin yükseldiği olaylarda da küçük olan dozlarda hafif insülin verilebilmektedir. Kalsiyum oranının azaldığı olaylarda kalsiyum glukonat verilebilmektedir. Bununla beraber midenin devamlı olarak boşaltılması, besin kısıtlaması gerekmektedir. Bu yolla pankreas istirahate alınmış olmaktadır. Eğer pankreas iltihabı safra taşı ile beraber gözüküyorsa bu olayda safra taşının çıkarılması gereklidir. Eğer herhangi bir rahatsızlık vermeyen safra taşları bulunuyorsa bunları almaya gerek duyulmaz. Bu biçimde ölüm ve hastalığın kötü bir durumda seyretmesi ihtimali azaltılmış olmaktadır. Tedavi ile düzelmeyen bu tip olaylarda cerrahi yollar uygulanmaktadır.
]]>
Bebeklerde Akut Faranjit https://www.akut.gen.tr/bebeklerde-akut-faranjit.html Tue, 04 Dec 2018 21:30:30 +0000 Bebeklerde akut faranjit, Faranjit kelimesinin anlamı Latince'de farenks(yutak) ve itis(iltihap) kelimelerinin birleşimiyle ifade edilen yutak bölgesinin iltihabi hastalığıdır. Daha çok kış aylarında olmak üzere çocuklarda özelli Bebeklerde akut faranjit, Faranjit kelimesinin anlamı Latince'de farenks(yutak) ve itis(iltihap) kelimelerinin birleşimiyle ifade edilen yutak bölgesinin iltihabi hastalığıdır. Daha çok kış aylarında olmak üzere çocuklarda özellikle 3-10 yaşları arasında sık görülmektedir. Akut ve kronik farenjit olmak üzere iki tipi vardır. Kronik farenjit daha hafif seyretmekle birlikte daha uzun sürer. Akut farenjit ise daha kısa zamanda daha şiddetli semptom ve bulgularla karakterizedir. 
Grip veya soğuk algınlığı sonrasında yutak bölgesine yerleşen çeşitli mikroorganizmalar hastalığın oluşmasında etkili olurlar. Bu etkenler viral(adenovirüs,herpes simplex, coxsackie, CMV, EBV gibi) veya bakteriyel(en sık A grubu  B hemolitik streptokok olmak üzere ve diğer streptokoklar) olabilir. Aynı zamanda alerji, travma, çeşitli kanserler, bazı toksik maddeler de akut farenjit tablosuna yol açabilir.

Bebeklerde Akut Faranjit
Akut farenjitin klinik bulguları: Boğazda ağrı, kaşıntı, yutkunma zorluğu, ses kısıklığı, burun akıntısı, öksürük ve iştahsızlık gibi belirtiler olabilir.
Bebeklerde akut farenjit tablosu çok sık karşımıza çıkmaz. Daha önce belirttiğim gibi 3-10 yaşları arasında sıktır. Eğer bebeklerde akut farenjit tablosu oluşursa bu genellikle A grubu B hemolitik streptokoklar sebebiyledir. Fakat bebekte yukarda oluşan klinik tabloyu farketmek bebeği ancek dikkatli bir şekilde izlemekle mümkün olur. Eğer bebekte birden yükselen ateş, kusma, huzursuzluk ve sürekli ağlama durumu oluşuyorsa ailenin bundan şüphelenmesi gerekir ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.Doktor boğaz muayenesi yapıp sürüntü örneği alır ve tanıyı ancak bu şekilde koyabilir.

Bebekte akut farenjit tedavisinde bebeğe bol sıvı vermek gerekebilir. Çünkü akut farenjit sırasında boğazı tahriş olmuş olabilir. Yemek yerken ağrı hissedebilir ya da zorlandığında huysuzluğu geçmeyebilir. Ama sıvı tedavisi bizim ana tedavimizi değildir. Hastalığı geçirtecek olan tedavi antibiyotik tedavisidir ki A grubu B hemolitik streptokoklara en etkili antibiyotik penisilinlerdir. Ama penisilin alerjisi olan bebeklerde değişik antibiyotikler de kullanılabilir. Antibiyotikler hastalığın semptomlarını azaltıp aynı zamanda eklem romatizması(streptokokların sonradan sebebiyet verdiği hastalıklardan biri) riskini azaltıyor. Antibiyotik tedavisinden 24 saat sonra bulaştırıcılık da ortadan kalkar.

]]>
Akut Böbrek Yetmezliği https://www.akut.gen.tr/akut-bobrek-yetmezligi.html Wed, 05 Dec 2018 17:03:22 +0000 Akut Böbrek Yetmezliği,Akut böbrek yetmezliğinde ana prensip uygun ve yeterli beslenmedir. Özellikle çocuklarda, iştahsızlık sorunları ve nedeniyle ağızdan beslenmenin yeteri kadar yapılamadığı hallerde nazog Akut Böbrek Yetmezliği,

Akut böbrek yetmezliğinde ana prensip uygun ve yeterli beslenmedir. Özellikle çocuklarda, iştahsızlık sorunları ve nedeniyle ağızdan beslenmenin yeteri kadar yapılamadığı hallerde nazogastrik tüp ile besleme yapılır. Akut böbrek yetmezliği olan hastalarda beslenme ve yeterli kalorinin sağlanması çok önemlidir. İyi ve dengeli bir beslenme, böbrek iyileşmesini hızlandırır. Beslenmede asıl hedef, dokudaki hiperkatabolik durumu aza indirmektir. Ciddi hiperkatabolik durumlar, potasyumun, nitrojen artıklarının, asitlerin artmasına ve bu durum akut böbrek yetmezliği olan hastalar tarafından tolere edilememesine neden olur. Hiperkatabolizma akut böbrek yetmezliğinde kötü prognostik faktörlerdendir. Nutrisyonel desteklerin akut böbrek yetmezliğinde morbidite ve mortaliteyi azalttığı, renal iyileşmeyi arttırdığı ileri sürülmesine rağmen bazı çalışmaların sonucu bu durumu desteklememektedir. Bazı çalışmalarda, beslenme amaçlı aminoasit infüzyonu verilmesinin akut böbrek yetmezliğinin erken fazında oksijen ihtiyacını arttırarak doku hasarlanmasını hızlandırdığı gösterilmiştir. Fakat ABY'li  çocuklarda amaç yeterli nutrisyonel destek ve uygun kalori ile renal iyileşmeyi sağlamaktır. Komplike olmayan durumlarda, beslenme durumu iyi olan hastalarda oral beslenmeye 5 ile 7 gün içinde geçilebilir.

Akut böbrek yetmezliğiolan hastalarda prognoz altta yatan sebebe bağlı olarak değişkenlik gösterir. Komplikasyonsuz. Akut böbrek yetmezliği prerenal ve postrenal yetmezlik sebebi ortadan kaldırılınca düzelmeye başlar. Renal yetmezlikte iyileşme birkaç hafta ile 1 ayı bulabilir. Oligürik süreçten sonra poliürik süreçte hasta çok yakından izlenmelidir. Diürezin artması sebebi ile sıvı ve elektrolit kaybı fazla olur. Böbrek fonksiyonları hızlı bir şekilde düzelir. Fakat GFR'nin halen düşük olduğu unutulmadan ilaç dozları ayarlanmalıdır. Çocuklarda yapılan bir çalışmada vazopressör ilaç kullanım ihtiyacı olanlarda prognozun daha kötü olduğu gözlenmiştir.

Akut Böbrek Yetmezliği

Akut Böbrek Yetmezliği Nasıl Önlenir

Nefrotoksik ilaçların kullanımında, ilaç dozu iyi ayarlanmalı, mümkünse ilaçların düzeyi kan seviyesi ile kontrol edilmelidir. Kristalizasyon yapan asiklovir, triamteren gibi ilaçların kullanımında hidrasyon çok iyi sağlanmalıdır. Dehidrate olanlarda prostaglandin ve ACE inhibitörleri verilmemelidir. Operasyon öncesi hidrasyonun iyi değerlendirilmesi ve nefrotoksik ilaçların kullanımı kontrol edilmelidir. Radyokontrast kullanımında iyi hidrasyon da önemlidir. Pediatri kliniklerinde akut böbrek yetmezliği şikayeti ile gelen hastalara, altta yatan neden göz önüne alınarak gereken destekleyici tedavi yapılmalıdır. Medikal tedaviye cevap alınamayan hastalar ise diyaliz yöntemi ile tedavi edilmelidir.

Nedene Yönelik Tedavi

Prerenal ABY'li hastaların tedavisinde, ABY nedeni olan dehidratasyonun düzeltilmesi asıl amaçtır. Prerenal yetmezliği olan hastada erken ve yeterli sıvı tedavisi, oligürik hastanın normal duruma gelmesini kolaylaştırır. Bu hastalarda, iki kez yapılan sıvı yüklemeye rağmen cevap alınamıyor ise, ABY ile birlikte sepsis, multiorgan yetmezliği, kalp yetmezliği gibi fizyopatolojik durumların olma ihtimali araştırılmalıdır. Konjestif kalp yetmezliği olan hastalar dopamin, igoksin, dobutamin gibi inotropik ilaçlar ile desteklenmelidir.

Akut böbrek yetmezliği tedavisinde renal hasarı azaltıcı ve iyileşmeyi arttıran bazı ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır. Akut böbrek yetmezliği gelişiminde rol oynayan bazı mekanizmalar göz önüne alınarak yeni tedaviler deneysel olarak ve insanlarda uygulanmaya başlanmıştır

]]>
Akut Nedir https://www.akut.gen.tr/akut-nedir.html Thu, 06 Dec 2018 11:18:48 +0000 Akut Nedir : Tıp bilimine göre akut, ya hızlı başlayan ya da kısa süreli anlamına gelen, bazende her ikisi anlamına gelen hastalıkları tanımlamak için kullanılır. Bu isim pek çok hastalığın  tanımında kullanılır ve bu y Akut Nedir : Tıp bilimine göre akut, ya hızlı başlayan ya da kısa süreli anlamına gelen, bazende her ikisi anlamına gelen hastalıkları tanımlamak için kullanılır. Bu isim pek çok hastalığın  tanımında kullanılır ve bu yüzden hastalık isimlerinde de yer alır. Örneğin, akut lösemi veya akut romatizmal ateş ve bu gibi bir çok hastalık isminin önüne gelir. Akut terimim kronik teriminin zıt anlamlısıdır. Hal arasında ise şiddetli ve sıklıkla gibi isimlerle karıstırılır. Bir hastalık akut olabilir fakat şiddetli olmasına gerek yoktur. Bu nedenle akut bu gibi terimlerle karıştırılmamalıdır.  Bu terimlerin yanı sıra birde subakut terimi vardır. Bu terimde akut ve kronik arasında anlamına gelir. Kronik ise akut kelimesinin zıt anlamlısıdır ve uzun süre devam eden hastalıkları tanımlamak için kullanılır. Örnek olarak kronik bronşit verilebilir.

Akut Nedir
Akut Tedavi Nedir

Herhangi bir akut hastalığının tedavisine başlanması ile kendinizi iyi hissedersiniz. Tedavi süresi 1 veya 2 ay sürer. Belirtilerin 2 ile 4 hafta arasında yavaş yavaş geçtiğini hissedersiniz.  Bu yüzden sabırlı olmalısınız ve tedaviyi bırakmamalısınız.  Tedavi en büyük etkiyi 4 ila 6 hafta sonra göstermeye başlar bu süre zarfından sonra kendinizi iyi hissetmeye  başlarsınız.
]]>
Akut Kalp https://www.akut.gen.tr/akut-kalp.html Thu, 06 Dec 2018 11:38:59 +0000 Akut Kalp,Akut kalp yetersizliği ivedi tedavi gerektiren, önceden bulunan kalp yetersizliğinin dekompanse olması ya da yeni başlayan kalp yetersizliği olarak tanımlanmaktadır. Tüm dünyada old
Akut Kalp,

Akut kalp yetersizliği ivedi tedavi gerektiren, önceden bulunan kalp yetersizliğinin dekompanse olması ya da yeni başlayan kalp yetersizliği olarak tanımlanmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye' de de hospitalizasyonun en önemli sebeplerinden biridir. Akut kalp yetersizliğine bağlı hastane başvurularının yğzde 80’ini önceden olan kalp yetersizliğinin kötüleşmesi, yüzde 15’ini yeni başlayan kalp yetersizliği ve yüzde 5’ini de refrakter kalp yetersizliği oluşturmaktadır.

Hastahanelerde uygulanan gelişmiş tedavilere rağmen hastaların taburcu edilmesi sonrası mortalite ve hastaneye yeniden başvuru oranları yüksektir. Mortalite hastahanede %4-7 ve taburcu edilme sonrası erken dönemde %10-15 oranındadır. Hastaneye tekrar başvuru oranı ilk 60-90 gün içinde %30 ve 1 yıl içerisindeki  başvuru oranı ise %30-40 olarak bildirilmektedir. Akut kalp yetersizliği sebebi ile başvuran hastaların yaklaşık %60’ında koroner arter hastalığı, bunların da %30’unda geçirilmiş miyokard infarktüsü mevcuttur. Akut kalp yetersizliği nedeni ile hastahaneye yatan hastalarda koroner arter hastalığının bulunması kötü prognozun belirleyicilerindendir. Bu hastaların hem hastahane içi hem de taburcu edilme sonrası 60-90 günlük mortalite oranı yüksektir. Bir otopsi çalışmasında iskemik kardiyomiyopatisi bulunan hastaların yaklaşık %60’ında ölüm sebebi akut miyokard infarktüsü olarak belirlenmiştir. Bu çalışma, kalp yetersizliği olan hastalarında akut miyokard infarktüsüne bağlı olarak gelişen ölümlerin çoğunlukla yanlışlıkla kalp yetersizliğinin kötüleşmesine ya da aritmilere bağlandığını ortaya koymaktadır.
Akut Kalp
Akut koroner sendroma bağlı kalp yetersizliğinde miyokardiyal hasar kalp yetersizliğinin ana sebebini oluştururken, altta yatan kronik koroner hastalığı varlığında miyokardiyal hasar kalp yetersizliğinin kötüleşmesine yol açar. Fakat akut kalp yetersizliği ve koroner arter hastalığı bulunan hastaların çoğunda hospitalizasyon nedeni akut koroner sendrom değildir.  Çünkü akut koroner sendrom ile alakalı olan ya da olmayan kalp yetersizliği kliniği birbirine çok benzer. Akut kalp yetersizliğinde, özellikle koroner arter hastalığı olan kişilerde birçok faktör miyokardiyal durumu tırmandırır.
Akut koroner sendrom ile hastahanelere başvuran hastaların yaşlaşık %10-20’sine kalp yetersizliği bulunur. Bu hastalarda kardiyak enzimler oldukça yüksektir ve troponin seviyesi ile kısa dönem kötü prognoz bağlantılıdır. Kalp yetersizliği ile akut koroner sendromda kısa ve uzun dönem mortalite oranı kalp yetersizliği olmayan kişiler ile kıyaslandığızaman belirgin bir şekilde artmıştır. Prognoz Killip sınıflaması ile belirlenen kalp yetersizliği bunun ciddiyeti ile ilişkilidir ve Killip sınıfı arttıkça mortalite oranı da artmaktadır.

Kalp yetersizliği hastalarında uzun dönem prognoz koroner arter hastalığının olması ve ciddiyeti ile  ilişkilidir. Bu hem sol ventrikül sistolik disfonksiyonu olan hem de sistolik fonksiyonu korunmuş hastalar için geçerli bir durumdur. Akut kalp yetersizliği sendromlarının etyolojisinde koroner arter hastalığı sık rastlanan bir neden olmasına rağmen, bu hastalarda koroner anjiyografi ve revaskülarizasyon oranları düşük olur. Akut koroner sendroma eşlik eden kalp yetersizliği halinde revaskülarizasyon artan survi ile ilişkilidir. Kronik koroner arter ve akut kalp yetersizliği olan hastalarda revaskülarizasyonun faydasını araştıran çalışmalar kısıtlı sayıdadır. OPTIMIZE-HF çalışmasında akut kalp yetersizliği sebepli hastaneye yatışta yapılan koroner anjiyografinin artmış aspirin  kullanımı, revaskülarizasyon ve azalmış 60 ile 90 günlük ölüm oranı ile alakalı olduğu saptanmıştır.  Akut kalp yetersizliği olan hastalarda koroner arter hastalığının veya mevcut koroner arter hastalığının durumunu değerlendirmek için ne zaman koroner anjiyografi yapılması gerektiği hususunda bir kural]]> Akut Nazofarenjit https://www.akut.gen.tr/akut-nazofarenjit.html Fri, 07 Dec 2018 06:14:37 +0000 Akut nazofarenjit; Rhinovirüsler adlı virüs çeşidinin neden olduğu ve kendiliğinden bir hafta ile on gün arasında iyileşebilen, burunda akıntı, ateşlenme şeklindeki belirtiler gösteren bir enfeksiyon hastalığıdır. Hava vas Akut nazofarenjit; Rhinovirüsler adlı virüs çeşidinin neden olduğu ve kendiliğinden bir hafta ile on gün arasında iyileşebilen, burunda akıntı, ateşlenme şeklindeki belirtiler gösteren bir enfeksiyon hastalığıdır. Hava vasıtasıyla, solunumla alınmış rhinovirüsler burunun mukozasına tutunmaktadırlar. Bağışıklık sistemi harekete geçip virüsün vücuttan dışarıya atılmasına çalışır. Virüslerin vücuttan atılmaya çalışılması, hapşırık, burunda akıntı ve de ateşlenme şeklindeki tepkilerin meydana gelmesine neden olur. Virüs vücuttan atılmasının ardından bu tepkiler de biter. Toplumumuzda grip ve nezle tabirlerinin eş anlamlı şeklinde kullanılır. Ancak bu iki rahatsızlık birbirinden değişiktir. Nezle virüs vasıtasıyla meydana gelen bir tür rahatsızlıktır ve de ağır bir şekilde devam etmemektedir. Grip ise birden başlayıp ve de oldukça sık yükselen ateşin meydana geldiği bir rahatsızlıktır. Salgı biçiminde gözüküp, yatak döşek yatırır. Nezlede veya gripte antibiyotik kullanımına gerek kalmaz.
Akut Nazofarenjit
Nezle belirtileri, İlk olarak boğazlarda gıdıklanma hissi ile yoğun bir şekilde hapşırmak. Burunda tıkanıklık ve burunda akıntı oluşması. Kuru öksürük olması. Özellikle öksürüğün gece yatınca yoğun bir şekilde gözükür. Fazla yükselmeyen ateşlenmeler. İlk günlerde biraz fazla olur. İştah kaybı olması. Bağırsakların az bir şey yumuşaması. Huzursuz olma hissi. Nezle tedavisi, Bol bir şekilde sıvı gıdalar tüketilmelidir. Rahatsızlığı bulaştırmamak maksatıyla öbür insanlardan uzak durulmalı. Çok sıkı bir şekilde giyinilmemelidir. Sigara içilmemeli ve içilen yerlerden uzak durulmalıdır. Burundaki tıkanmayı giderebilmek maksatıyla burunu açan spreyleri kullanmalıdır. Ağrı kesici ve de ateş bulunuyorsa ateşi düşüren haplar kullanılmalıdır.
Doktora başvurulması gereken durumlar, bazı belirtilenlerden herhangi birisi bulunuyorsa zaman geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Ateş 38.5 geçiyor ise. Nefeste daralma bulunuyorsa. Balgam yeşil veya sarı renkte ise. Nezle 14 günden uzun bir süre devam ettiyse.
]]>
Bebeklerde Akut Bronşit https://www.akut.gen.tr/bebeklerde-akut-bronsit.html Fri, 07 Dec 2018 13:29:25 +0000 Bebeklerde akut bronşit, Akut bronşit; bronşların soluk borusundan dallanarak, akciğerlere kadar ulaşan hava borusunu kaplayan, mukoza dokunun akut iltihabıdır. Bebeklerde akut bronşit, basit bir hastalık olarak kabul ed Bebeklerde akut bronşit, Akut bronşit; bronşların soluk borusundan dallanarak, akciğerlere kadar ulaşan hava borusunu kaplayan, mukoza dokunun akut iltihabıdır. Bebeklerde akut bronşit, basit bir hastalık olarak kabul edilir. Soğuk algınlığından sonra, ortaya çıkar. Oldukça yaygın bir hastalıktır. Bebeklerde akut bronşitin nedeni, çoğunlukla üst solunum yollarında, daha önceden bulunan virüslerdir. Bu durum, kullanılacak birkaç antibiyotikle kontrol altına alınabilir.

Bebeklerde akut bronşitin, iki temel sebebi vardır. Bunlar fizikokimyasal etkenler ve enfeksiyonlardır. Soluk borusu ve bronşların iltihabı, burun gırtlak ve boğazda, grip sırasında sıkça gelişen bir komplikasyondur. Bebeklerde kızamık esnasında da, bronş ve soluk borusu enfeksiyonlarına oldukça sık rastlanır. Özellikle bebeklerde akut bronşitin sebebi, bakterilerden çok virüslerdir. Fakat bakteriler de akut bronşit sebebi olabilir. Bakteriler hava, kan veya solunum yoluyla bulaşabilir. Bazı sebeplerden dolayı, organizmanın direnci zayıflar ve savunması etkisiz kalırsa, enfeksiyona sebep olabilecek bakterilerde bebeklerde akut bronşite sebep olabilir.

Fizyokimyasal sebepler içinde, çoğunlukla gaz halinde havada asılı bulunan bronş mukozasına zarar veren pek çok madde vardır. Egzoz dumanları, ev bacaları ve sigara dumanı bu maddelerden bazılarıdır.

Bebeklerde akut bronşiti hazırlayan etkenlerin en önemlisi, çevre ve iklim koşullarıdır.  Aniden oluşan, sıcaklık farklılıklarında sürekli sıcak ve kuru veya nemli ve tozlu ortamlarda solunum yollarındaki sıvı salgısı azalır.

Soğuk hava, solunum yolları hastalıklarının kış aylarında daha sık rastlanmasının sebebidir.

Çoğunlukla soğuk algınlığının sonrasında, öksürükle beraber hafif şiddette ateş görülür. Bronşlarda meydana gelen iltihap, göğsün orta bölümünde, öksürüğün arttığı bir ağrıyla beraber ortaya çıkar. Bazen bu ağrılar hafif olurken, bazen de bu ağrılar tüm göğse yayılır, kasların zorlanmasıyla öksürük inatçı bir durum haline gelebilir. Hastalığın öksürükten sonraki ikinci önemli belirtisi ise, balgam çıkarmaktır. İlk önceleri az ve koyu kıvamlı olan balgam, hastalık ilerledikçe çoğalır ve daha akışkan bir hal alır.

Bebeklerde Akut Bronşit

Bebeklerde akut bronşit, çoğunlukla tehlikeli bir durum oluşturmaz. Bu durum,  yetişkinlerde 15 günde düzelebilirken, bebeklerde bu durum biraz daha uzayabilir. Virüslerin etken olduğu enfeksiyonlar, bakterilerin üremesini kolay hale getirir. Böyle durumlarda, hastalık zor bir durum kazanabilir. Zatürree ,bakteri enfeksiyonlarının oluşturduğu bronşitin en kötü halidir. Bebeklerde akut bronşitin nedeni, bakteri enfeksiyonu ise antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Fakat akut bronşit, bir virüs sebebiyle oluşmuşsa antibiyotik etkili olmayacaktır. Ayrıca, balgam yumuşatıcı ilaçlarda verilerek balgamın sökülmesi sağlanmalıdır. Ateş oluşması halinde de, ateş düşürücü ilaçlar etkili olacaktır. Öksürük, bronş salgısının temizlenmesi için savunma mekanizması oluşturur. Bu sebeple, çok gerekmedikçe öksürük ilaçları kullanılmamalıdır. Fakat, zorunlu durumda kullanılması şart hale gelebiliyor.

]]>
Akut Hastalığı https://www.akut.gen.tr/akut-hastaligi.html Fri, 07 Dec 2018 20:26:23 +0000 Akut hastalığı, beklenmedik bir anda aniden ortaya çıkan rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlıklar genelde mikrobik durumdadırlar. Bunlar; damar tıkanmaları, kazaşar, güneş çarpması, yanıklar, diş ağrısı gibi ve daha birçok Akut hastalığı, beklenmedik bir anda aniden ortaya çıkan rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlıklar genelde mikrobik durumdadırlar. Bunlar; damar tıkanmaları, kazaşar, güneş çarpması, yanıklar, diş ağrısı gibi ve daha birçok bu tür rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. 

Akut romatizmal

Bu romatizmal hastalık çocuklarda bronşit ve bademcik iltihabına yol açabilir. Boğaz iltihabı enfeksiyonu geçiren çocuk, uygun dozda ve sürede antibiyotik ilacı kullanmalıdır. Tedavisi mümkün olan hastalarda risk çok azdır. En sık görüldüğü yaş aralığı 5 - 15  yaştır. Bazı boğaz enfeksiyonları romatizmaya  yol açabilir. 

Akut Hastalığı
Akut bronşit

Soğuk algınlığından sonra gürülen, yaygın ve bulaşıcı bir hastalık türüdür. Nefes aldığımızda hava burundan soluk borusuna, oradan da akciğere geçmektedir. Akciğerden bronşlara ulaşır ve iltihaplanması sonucunda da bronşit ortaya çıkar. Akut bronşiti en önemli nedeni, virüslerdir. Vücutta direnç düştüğü zaman, virüsler iltihaplanmaya başlar ve bronşlar zarar görürler. Zamanla şişerek balgam üretirler. Havaların soğması bı hastalığı tetikler. Grip ve nezle olan kişide de bu bulgular ortaya çıkabilmektedir. Sigara kullanmak yada dumanına  maruz kalmak iltihaplanmaya yol açar. Çevresel faktörlerde bu konuda önemli etkiye sahiptir. Örneğin; çok kuru yada çok nemli havalar, fabrika dumanları gibi
]]>
Akut Romatizmal Ateş https://www.akut.gen.tr/akut-romatizmal-ates.html Sat, 08 Dec 2018 10:20:54 +0000 Akut Romatizmal Ateş, Akut romatizmal ateş genellikle eklemleri ve kalbi, daha az sıklıkla merkezi sinir sistemi, deri ve deri altı dokusunu tutan ve sistemik olan bir hastalıktır. Dünyanın her tarafında gözüken bu hastalık ö Akut Romatizmal Ateş, Akut romatizmal ateş genellikle eklemleri ve kalbi, daha az sıklıkla merkezi sinir sistemi, deri ve deri altı dokusunu tutan ve sistemik olan bir hastalıktır. Dünyanın her tarafında gözüken bu hastalık özellikle az gelişmiş ve gelişmekte bulunan ülkelerde çocukluk dönemindeki edinsel kalp hastalığının en çok sebei olarak insan sağlığını tehdit etmektedir. Rheumatism, Rheuma, Bouillaud’s, Disease, Poliarthritis, Subacuta, Rheumatismus, Poliarthritis, Acuta, Poliarthritis, Rheumatica, Acuta, Rheumatismus, İnfectiosus, Rheumatismus, Cerus, Morbus, Rheumaticus, Spesificus şeklindeki bir çok adla anılmıştır.

Epidemiyoloji, ara bütün dünyada gözükürken sıklığı ülkelere göre değişiklik gösterir. Hayat standartının yüksek olduğu gelişmiş olan ülkelerde insidans, okul dönemi çocuklarında 0,5/100.000’e kadar düşmüştür. Gelişmekte bulunan ülkelerde ise insidans gelişmiş olan ülkelerin 1900’lü senelerdeki değerinde, 50-100/100000 ve üstündedir. Ülkemizde kesin rakam bilinmemekle beraber yapılan bölgesel olan çalışmalarda insidans 100.000’de 50-100 arasında tespit edilmiştir. Romatizmal kalp hastalıkları prevelansı ise okul dönemindeki çocuklarda 10/1000 den çoktur. 

Aranın kış ve bahar mevsiminde daha çok gözükmesi, bu mevsimlerde yükselmiş olan streptokok enfeksiyonu insidansı ile açıklanmaktadır.  Düşük sosyoekonomik düzey, buna bağlı olarak kalabalık ortamlar ve yetersiz barınma şartları ara için en önemli olan olasılık faktörleridir. Patogenez, aranın patogenezinde faktörlerin rol oynadığı varsayılmaktadır. Duyarlı konak, ara bazı insanlarda daha çok gözükür. Konu ile ilgili farklı çalışmalar yapılmış ve hla antijenlerine sahip olan bireylerde daha yüksek miktarda gözüktüğü bildirilmiştir. Ülkemizde ara, hla, A10, hla, DRw11 bulunanlarda daha yüksek miktarda tespit edilmiştir.

Akut Romatizmal Ateş

Etken, A grubu b hemolitik streptokokların romatojenik suşlarının meydana getirdiği üst solunum yolu enfeksiyon neticesinde oluştuğu bilinmektedir. M serotipinden M3, 5, 6, 14, 18, 19, 24 bunlardan birkaçıdır, en yaygın olanı ise M5 serotipidir. Doku ve organ hasarı, ara oluşma mekanizması ile ilgili en fazla kabul edilen teori otoimmünitedir. Streptokoklara bağlı bir şekilde oluşan üst solunum yolu enfeksiyonunu takip ederek, insan dokularına moleküler benzerlik gösteren streptokok yıkım ürünlerine karşı meydana gelen immün cevabın (antikor çapraz reaksiyonları ve hücresel immünite) uygunsuz bir biçimde vücudun kendi dokularını tutması neticesinde ara geliştiği varsayılmaktadır.

Hücre duvarı 3 yapısal elemandan meydana gelir. Temel olan eleman peptidoglikandır ve deneysel olarak artrit ve nodüler reaksiyona sebep olurlar. Polisakkarid ile kalp kapak dokusunda yer alan glikoprotein arasında antijenik benzerlik bulunmaktadır. Üçüncü eleman M, R ve T proteinleridir. M proteinleri ile myokardın sarkolemması arasında antijenik benzerlik bulunmaktadır. Streptokok protoplast membranı ile subtalamik ve kaudat nukleuslar arasında moleküler benzerlik bulunmaktadır. Aranın sistemik organ tutulumu, bu immünolojik benzerlikler vasıtasıyla açıklanmaktadır.

Patoloji, ara bağ dokusunda ve özellikle küçük kan damarlarının etrafında gözüken iki patolojik lezyon ile karekterizedir. Eksüdatif dejeneratif faz, bu faz 2 ve 3hafta kadar devam eder. İltihabi hücre infiltrasyonuile karakterizedir ve antienflamatuvar tedaviye iyi bir şekilde netice verir. Proliferatif faz, tipik lezyon Aschoff nodülleridir. Aylar ve seneler sürebilir. Antiinflamatuar ilaçlara yanıt vermez. Klinik olan bulgular. Aranın belirti ve semptomları büyük farklılıklar gösterir. 5 ve 15 yaşları arasında fazladır. Çoğunlukla cinsiyet ayrımı bulunmamaktadır fakat kore kızlarda daha fazladır. A grubu streptokokları ile meydana gelen üst solunum yolu enfeksiyonundan yaklaşık 3 hafta neticesinde meydana gelir. 

Ara teşhisi klinik ile konur. Kesin teşhis koyduran klinik yada laboratuvar bulguları bulunma]]> Akut Pankreatit Diyeti https://www.akut.gen.tr/akut-pankreatit-diyeti.html Sat, 08 Dec 2018 23:09:02 +0000 Akut Pankreatit Diyeti: Pankreasın aniden ortaya çıkan iltihabıdır. Bu hastalık şiddetli kanamalara yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır. O yüzden doktor muayenesine zamanında gitmeli ve tedavileri zamanında uygulanmalıdı Akut Pankreatit Diyeti: Pankreasın aniden ortaya çıkan iltihabıdır. Bu hastalık şiddetli kanamalara yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır. O yüzden doktor muayenesine zamanında gitmeli ve tedavileri zamanında uygulanmalıdır. Pankreas hem iç salgı bezi hem dış salgı bezi görevini görür. Bu salgı bezleri sayesinde vücuda enzim salgılar. Salgılanan enzim sindirim sisteminin bazı bölgelerinde aktif hala gelerek yağların, proteinler, karbonhidratların sindirimini parçalayarak sindirimi kolaylaştırır.  

Akut Pankreatit iltihabının iki tipi vardır. Birincisi Akut Pankreatitin çoğunluğunu oluşturan, Akut ödematöz pankreas iltihabıdır. Herhangi bir ameliyata gerek kalmadan ilaç tedavisi ile  tedavi edilir. Ve vücutta kalıcı hasara yol açmaz. Diğeri pankreasta ve çevre dokularda ölüme ve vücutta kalıcı yaralara sebep olan Akut nekrotizan pankreas iltihabıdır. Hayati tehlike teşkil eder.Ve hemen cerrahi müdahale edilir. Çünkü dolaşım ve solunumu hemen böbrekleri etkiler. Böbreklerde hasar oluşur. Bazı görevler yerine getirilemez ve çok uğraşlara rağmen hastalar bazen kaybedilir.
Akut Pankreatit Diyeti
Pankreatit kan şekeri seviyesi ile ilgili olduğu için doktor yardımıyla uygun bir diyet yapılmalıdır. Örnek bir doktor diyet listesi şöyledir;

Sabah: 
  • Çay (şekerli)
  •   1 kibrit kutusu yağsız beyaz peynir
  • Reçel, bal, pekmez
  • Ekmek
Öğle:
  • 1 yumurta büyüklüğüne tavuk ızgara
  • Haşlama patates
  • Yağsız sebze yemeği
  • 1 kase yoğurt
  • Yağsız salata
  • Ekmek
Akşam:
  • 30 gram balık ızgara
  • Haşlama patates
  • Yağsız sebze yemeği
  • Komposto, sütlaç, muhallebi
  • Ekmek
Bu diyet listesi yapıldığı zaman hastalık tedavi edilir ve kan şekeri belli bir değerde tutulur. Böylece hastalığın vücuda yayılması ve zarar vermesi engellenir. Doktor tavsiyesi olmadan kendi kafanızda diyet listesi yapmayınız.
]]>